(Mart 21, 2020 baytarisak.blogspot.com)

Şubat’ın ilk hafta sonu Safranbolu’daydık.
Çin, Wuhan, Corona…. bu üç kelime henüz aynı anlama geliyordu.
Kaldığımız pansiyonda birkaç çekik gözlü vardı.
Tedirginliğimizi fark eden pansiyon sahibi; “çekinmeyin bunlar Çinli değil Tayland’lı” diye açıklama yaptı.
Çekik gözlülerden herkes kaçıyordu.
Bu nedenle Çinli olmayan çekik gözlüler, dijital çantalarından “Ben Çinli Değilim” mesajları yayınlıyordu.
Şubat’ın sonlarına doğru eve gelen bir oyuncağın, “Made In Chine” olduğunu görünce hayli tedirgin olmuştum.
Oyuncak, dezenfekte edildikten, bir süre karantinada kaldıktan sonra kullanılmaya başlandı.
Sadece bende değil hemen herkeste büyük bir ”Çin Hassasiyeti” vardı.
Yecüc Mecüc gibi, Dabbetül arz gibi…
Çin’den, Çinliden kaçıyor, kaçışıyorduk.
Günlerce Çin’i Çin’den gelen verileri konuştuk.
Biz konuşurken Virüs; Avrupa’ya, ABD’ye, Asya’ya aktı…
Suriyeli ya da Meksikalı göçmen değil ki mübarek; önüne duvar çekesin, botunu batırasın, tel örgülere sarasın, gözüne lazer tutasın…
Bilgi çağının, bilgisizlik çağlarının, sanayi devriminin, teknoloji uyanışının bütün sınırlarını Yeni Corona delik deşik etti.
Mart itibarıyla Çin, salgın haberleri içinde bir detaya dönüştü.
İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere…
Roma, Paris, Berlin, Londra… Wuhan’ın, Çin’in yerini aldı.
Wuhan gibi Çin de aklandı, paklandı.
Gülücükler, kutlamalar, ışık şovlar yapıyorlar.
Yeni kurulmuş bir parti gibi konvoylarla dün İtalya’ya girdiler…
Sağlık yardımı getiriyorlarmış.
Diğer AB ülkelerine hatta ABD’ye de girebilirler, şaşırmam.
Krizin kurbanı gözüyle bakılan Alibaba, Avrupa’ya milyonlarca maske ile yardıma koşuyor…
Bazıları Çin’in devri başladı diye yazıyor.
Başlamış olabilir de kaç gün sürer meçhul.
Yaşadığımız bu olağanüstü dönüşüm ve barındırdığı dönüşüm potansiyelleri; filmlerde olsa, abartmışlar derdik.
Yeni Coronayla sahneye çıkan Yeni dünyanın normali bu.
#Corona #Korona #YeniKorona #Çin #Roma
