(Mart 04, 2020 baytarisak.blogspot.com)

Köpek havlar.
Engin Özkoç konuşma yapar.
Eşek anırır.
Engin Özkoç sözcü atanır.
Yılan tıslar.
Engin Özkoç milliyetçilik taslar.
Dünya hali, her şey olur, olabilir.
Askerimiz sınır dışında.
Geçen hafta 36 şehit verdik.
Cumhuriyet tarihimizin en büyük silahlı mücadelesini veriyoruz.
PKK, YPG, IŞİD, Esad, Rusya evlatlarımıza saldırıyor.
Milyonlarca yeni göçmen sınırımıza yığılıyor.
Askeri operasyon kabiliyetimiz düşmanlarımızı endişelendiriyor.
Açtığımız sınırlardan Avrupa’ya yönelen göç sözde dostlarımızın(!)
derdi.
NATO şu bu duyarlılık oynuyor.
Cumhurbaşkanımız kalıcı barış için Rusya’ya gidiyor.
Dostun düşmanın gözü üstümüzde.
Türkiye’nin ve çocuklarımızın kaderi dünyanın meselesi.
O da ne?
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni sirk zanneden Engin Özkoç sahneye fırlıyor.
Milletin evinde sözümona millet adına konuşuyor.
Ülkenin Cumhurbaşkanı’na yönelik; “Haysiyetsiz, Şerefsiz, Onursuz, Şerefsiz…” kelimeler kullanıyor.
Şebbihaların, teröristlerin, zalimlerin… düşmanların yüzünü güldürüyor; onlara sözcülük yapıyor.
Engin Özkoç’un zamanlaması ve üslubu; bir suikastçi bir intihar bombacısı izlenimi veriyor.
İpi kimin elindedir, bu işi kim vermiştir bilmiyorum ama mesulü CHP’dir.
Eşek gibi anırsa, köpek gibi havlasa, yılan gibi tıslasa; CHP için çok daha haysiyetli bir eylem yapmış olurdu.
Ancak izleyince; yaptığını kendine yakıştırdığı anlaşılıyor.
Sosyal medyaya bakılsa epey de şakşakçısı var.
Üslupla beyan aynıyla insan demiş eskiler.
Kendisi ve partisi bu üslubu kendilerine yakıştırıyorsa; onların bedeni, onların tercihidir.
Lakin bu dönemde bu üslup aynı zamanda ihanettir, bu ihanetin cezasını kesmek kamu vicdanı ve adaletin vebalidir.
