AYDINLIK ONLARLA GELİRSE, ALKIŞLARIZ

“Şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” İstiklal Marşı

(Dizi yazı 2)
Ezan, güneşle birlikte yeryüzünü dolaşır.
İstanbul biter, İzmir başlar, İzmir biter Bağdat başlar, Bağdat biter Washington başlar… Ezan bitmez yeryüzünde.

5 vakit ezan; hem manen hem fiziken evrenseldir.
Okunmadığı yerde bile, vaktiyle vardır.


Nesillere, çağlara, coğrafyalara, insanlığa çağrıdır ezan.
Allah büyüktür.
O’ndan başka ilah yoktur.
Hz. Muhammed Allah’ın elçisidir.
Çağrısı felahadır, kurtuluşadır.
Çağrısı namazadır.

Minare camiden çok ezanın parçasıdır.
Şehadet parmaklarıdır müslümanların.
Doğuya, batıya; kuzeye, güneye ve bunlar arasındaki bütün yönlere nazırdır.
Yücedir zira ezan makamıdır.

Bilal-i Habeşi’nin okuduğu ilk ezanla birlikte, Müslümanların sesten bayrağıdır ezan.
Müslümanlar için hürriyet ve istiklalin göstergesidir.
Gerektiğinde, namazdan öte bir içtima ilanıdır.

Çanakkale savaşlarında ezanı duyan düşman saflarındaki Müslümanlar; sadece namaz çağrısına uymadılar; zamandan, milliyetten, coğrafyadan bağımsız ebedi sancaklarının altına koştular.
Şarkı yutmak isteyen canavarlar; camilere, minarelere, ezanlara; bunları canından aziz bilen Müslümanlara yenildiler.

İslam’a ve Müslümanlara savaş açanların ilk hedefleri camileri işgal, ezanları susturmak olur.
Başarılı olduklarında geriye kalanın kolay bir lokma olacağını bilirler.
Şeytan gibi sağdan yanaşarak, soldan yanaşarak; alttan üstten saldırarak önce ezanı susturmaya çalışırlar.

Minarelerden Çav Bella çalanlar; “Cami duvarına bevlettiler”.
Bu hareketleri, irfanımızda canına susamakla aynı.
Bu hadsizliği yapanlar toplumsal vicdanda müebbede mahkum.

Camiye ve ezana saldıran; ya meczup, ya düşman için çalışan bir hain ya da bizzat düşmanın kendisidir.
Bu kişilere başka bir tarif yok sözlüğümüzde.

Biri İzmir Torbalı’da olmak üzere ülkemizde çok sayıda camisiz minare var.
Her biri Ezana hürmetin aşkın numunesi gibi.

Minare’den Çav Bella saldırısı aydınlığa kavuşuncaya kadar tepkiler dinmeyecek.
Eylemi yapanlar kadar, eylem nedeniyle aymaz bir sevinç yaşayanlar hiçbir Müslüman unutmayacak.

Bir önceki yazıda, yetkililerin üzerine düşeni yapma sorumluluğunun altını çizerken;
En çok da CHP ve İzmirlilere iş düştüğünü söylemiştim.

CHP Karşıyaka Örgütü’nden gençler, “bu eylemden beriyiz” der gibi güzel bir iş yapmışlar.
Yamanlar Köyü Camisi’nin eskiyen ve yıpranan alanlarını bizzat onarmışlar.

Hain saldırıdan 2 gün sonra camiyi onaran gençlerin basın açıklamalarında şu ifadeler kullanılmış; “Cumhuriyet Halk Partili Gençler olarak her zaman dayanışma içerisinde görev almaya hazırız.”

Biz yapılan çirkin saldırıdan beriyiz, diyorlar.
Ne kadar güzel bir eylem.
Ne kadar güzel bir açıklama.

Aslında hazır olduklarını söyledikleri görevleri, yanı başlarında duruyor.
Her kaynakta bayrakla ikiz bir kardeş olarak bulunan ezana, ezan makamı minareye, İzmir’e yapılan hayasız saldırının aydınlanması için insiyatif alabilirler.
İzmir’deki bütün gençliği bu misyonla örgütleyebilirler.
Saldırıyı destekleyenleri tecrid edebilirler.

Kanaatimce;
Ezan,
Cami,
Şehitlerimiz,
Gazilerimiz,
Milletimiz,
Memleketimiz,
İzmir… için yapabilecekleri en büyük görev bu olur.

Aydınlık onlarla gelirse, alkışlarız.
İzmir’in ve hepimizin gururu olurlar.

Yorum bırakın