ÇAV BELLA MARŞI

(Dizi yazı 3)

Bestesi İtalya’nın Po Ovası’ndan.
Avrupa’da ölümün en yakıştığı insanların; serfler, çiftçiler, işçilerin melodisiydi.
Bir çiftçinin evde kalan karısına hitaben, bu şarkıyı yaktığı söylenir.
Sonra diğerleri tınının ardından giderler.
Efsaneleşir.

II. Dünya Savaşı yıllarında, önce Mussolini’ye sonra Alman işgalcilere karşı, İtalyanların direniş sesi olur.

Anarşistler, komünistler, sosyalistler bu sesin etrafında halkalanır.
İtalyan partizanların resmi marşı haline gelir.
Namı diğer Bella Ciao dünyanın dört bir köşesine yayılır.

Sovyetlerin emperyalist emellerinin aracı olur.
Güzelin talibi çoktur.
Eşkenaz Yahudiler, enstrümantal müziklerinden türetildiğini iddia ederler.
Hepsi boş.

Çav Bella, gemisini ter okyanuslarında yüzdürenlerin sesidir.

Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti’nin, 1947’de Prag’da düzenlediği bir gençlik festivalinden sonra çok sayıda dile çevrilir.
Ritmiyle insanı etkileyen tınısı, dünyaya yayılır.

Emperyalizmin sol versiyonunun bu yaldızlı aracı, emperyalist propaganda tarafından; “direniş sembolü” olarak her yerde cepheye sürülür.

Çiftçinin karısına hitabı sadece başlığında kalır; Merhaba Güzel.
Emperyalist akıl, bu insani alanı başarıyla bir çekice dönüştürür.

Kullanım amacı bir tarafa bırakılırsa, ilhamını insanın hikayesinden alan muhteşem bir eser.
Buna karşılık amacı ile birlikte düşünüldüğünde; katliamları makulleştiren bir morfin.
Her halükarda, kültür sanat üreticilerini kıskandırma tarafını yadsıyamayız.

Çok sayıda sanatçı Çav Bella’yı şarkı kabul ederek Türkçeleştirdi.
Eseri Türkçe yorumlayanlardan biri; Grup Yorum.
PKK ve YPG’li teröristlerin favorisi.
Özel ilgi duyanlar, kendisini onda bulanlar;
çevirmişlerdir, söylemişlerdir, söylüyorlardır…

Korsan olarak minarelerden yayınlanması bütün bunlardan farklıdır.
Açık bir işgal girişimidir.

Eserin burada öne çıkan tarafı, marş olması.
Minare, her şeye, her zevke… Bir konser sahnesi olmadığına göre, başka izahı yok.

Anarşizm ya da Sosyalizm tutkularını Çav Bella’yla tatmin edenleri bilmem…

Besteyi bir şarkı, bir sanat eseri olarak görenler; bu hadsizliğin hesabını sormak, onu aklamak zorunda.
Zira beste, artık bir hadsizlik sembolüdür.

Yorum bırakın