
- 15 Temmuz 2003, 4928 sayılı ‘Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’ ile 1587 sayılı Nüfus Kanunu’nun 16/4-2. maddeleri değiştirildi, ebeveynlerin çocuklarına Kürtçe isim koymasının önündeki engeller kaldırıldı. Bu tarihe kadar yasaktı.
- 30 Temmuz 2003, 2923 sayılı Kanuna yapılan ek ile farklı dil ve lehçelerde özel eğitim kurumlarının açılmasına imkan tanındı, özel Kürtçe dil kurslarının açılmasına imkan sağlandı. 14 Eylül 2004’ten itibaren Diyarbakır ve Batman’da ilk Kürtçe Dil Kursları açıldı.
- 9 Haziran 2004, Devlet Televizyonu TRT 3’te ilk kez 1 saatlik Kürtçe yayın yapıldı. 1 Ocak 2009, “Özel Radyo ve Televizyon Yayınları Yönetmeliği” ile özel radyo ve televizyonların Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın yapmaları serbest bırakıldı. TRT 6 (TRT Kürdi) 24 saat Kürtçe yayına başladı. 31 Ocak 2009 Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Reklam Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, farklı dil ve lehçelerde yayın yapan kanallarda, farklı dil ve lehçelerde reklam yapılması mümkün hale getirildi. Bu normaller, eski Türkiye’de anormaldi.
- 15 Haziran 2009, “Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzükte Değişiklik Yapılmasına Dair Tüzük” ile cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla anadillerinde görüşebilmeleri mümkün hale getirildi. Türkçe bilmeyenlerin dillerindeki kilit kaldırıldı.
- 11 Eylül 2009, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde Yaşayan Diller Enstitüsü açıldı ve bu Enstitüye bağlı Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı açıldı. Başka başka üniversitelerde de aynısı oldu.
- 10 Nisan 2010, 5980 sayılı Kanun ile siyasi partiler hukukunun alanı genişletildi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün bir gereği olarak siyasi propaganda hakkının önündeki yasal engeller kaldırıldı, siyasi partilerin seçim çalışmalarında farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda yapabilmesi sağlandı. Türkçe bilmeyen seçmenle konuşmak ancak böyle mümkün oldu.
- 1 Aralık 2010 Kültür Bakanlığı ilk kez Kürtçe bir eserin çevirisini yaparak; Ahmed-i Hani’nin “Mem û Zin” adlı eserinin bastı. Bakanlık, 2012’de Ahmed-i Ceziri’nin “Divan”ını, 2014’te Feqiye Teyran’ın “Divan”ını, 2015’te Molla Hüseyin Bateyi’nin “Mewluda Nebi”sini yayımladı. Devlet Kürtçe’ye ses verdi, Türkiye’yi Kürtçe’nin zenginlikleriyle buluşturdu. 2003’ten önce bunu söylesen, kıyamet alameti kabul edilirdi.
- 28 Haziran 2012 Ortaöğretimde beşinci sınıftan itibaren Kürtçe’nin seçmeli ders olarak öğretilmesine başlandı. Van Valiliği, Feqiye Teyran Festivali’ni Kürtçe sempozyumla taçlandırdı.
- Daha pek çok doğru şey oldu… 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında; AK Parti Milletvekili Abdurrahman Kurt, AK Parti MYK Üyesi Alaattin Parlak, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan öncülüğünde, Kürtçe seçmeli derslere davet için Türkiye çapında kampanya yapıldı. O kadar güzel, o kadar iyi bir kampanya oldu ki; bu başarıyı muhafazakar, dindar, demokrat siyasilere bırakmak istemeyen, ayrılıkçı, seküler siyasetçiler de kampanyaya dahil oldu.
- 2003 öncesi Kürtçeyi yasaklayanlarla, Kürtçeyi ve Kürtleri emperyalistlere pazarlayanlar; Kürtçeyi hürriyetine kavuşturanlara öfke duyuyorlar. İstiklal Caddesi üzerinden koparılan yaygara, bu öfkenin yaygarasıdır. Zira İstiklal Caddesi’nde Türkçe şarkı söylemek ne kadar hürse Kürtçe şarkı söylemek de o kadar hürdür.
*Kürtçe’nin hürriyet yolculuğundaki kronolojik bilgiler, Prof. Dr. Yılmaz Bingöl’den. Zazadır. İyi adamdır. Teşekkürler hocam..
