
Sen daha o kadar gençsin ki hatıraları olmayan ve hatıralara değerlerini vermesini öğrenmemiş olansın.
Ben artık hatıraları olan ve hatıralara değer verecek kadar ihtiyarlamışım.
Kitaba düştüm,
sabahtan akşama kadar kitap okuyorum.
Kitaplar akıllı
kitaplar aptal
kitaplar büyük
kitaplar çocuk,
kitaplar en uzak, en güzel yolculuk…
Kitapla hayatı birbirinden ayırma.
Fakat diplomayı aldıktan sonradır ki hakiki tahsil başlar.
Mazeret beyan etmek hiçbir şeyi değiştirmeyen saçma bir harekettir.
Davası meselesi olmayan kitap kitap değildir.
Davası olan kitap kavgası olan kitap demektir. Kavgasız kitap hareketsiz kitaptır, hareketsiz
kitap ise ölüdür.
Böyle ayarsız iş yapma, en faydalı şeyin kendi zıddına, en muzır şeye inkılap edebileceğini aklından çıkarma.
Zola’nın eksiği Marxist olmayışıdır.
Daha doğrusu benim ve benim gibi düşünen birçok Zola hayranının Zola’da saygıyla affedemediğimiz şey ilmi sosyalizme intisap edemeyişidir.
Şiir dediğin şeyin şekli, eski Yunan mabetleri gibi pürüzsüz, süssüz, şatafatsız, aydınlık ve muhtevayı en iyi bir surette verebilir, belirtebilir olmalı.
Unutma ki sahici münevverle sahici halk adamı daima birleşirler, zevklerinde, düşüncelerinde, iştiyaklarında, her şeylerinde…
Mithat Cemal ne kadar şekilperestse, Orhan Veli de o kadar şekilperest. İkisi de yobaz.
En zor şey, en yiğit ve en çok cesaret isteyen şey: samimiliktir.
Bir tarifin eskiliği onun yanlışlığını gerektirmez.
Kızma, sen ne de olsa fakir mahalleyi pek o kadar iyi bilmezsin.
Realist-diyalektik-materyalist bir iyimser insanım.
Oldum dediğim gün öldüm dediğim gündür.
Güzel sanatların arasında bence Çin setleri yoktur.
Sakın kızma, malum ya Pazar-mal istihsali nizamında-maalesef de olsa gerçek olarak — edebiyat da bir çeşit maldır ve diş macunu gibi, bir hikaye kitabının da reklamı yapılması — kepazeliği — bir zarurettir.
Dış dünyası dar olanın, iç dünyası da daracık olur.
Tolstoy, insanlarla, iyi yürekli, namuslu bir doktorun hastasıyla münasebeti gibi ilgileniyorsa; Gorki, doktor bir babanın oğluyla ilgilenmesi gibi insanlarla münasebete geçiyor.
Sevgi, aşk, pasif değil, aktif bir faaliyettir.
En ümitsiz macera:
Yedi yerden yara almak değil.
En ümitsiz macera:
İpin ucunu kaybetmek elinden
ve gözlerimiz koyun gözü gibi mahzun,
bıçağın altına kendiliğinden,
bıçağın altına bıkkın ve uzun yatıvermesi boynumuzun.
Olamadığım yerlerde olabilmenin hasreti midir
bende bu keder
bu güneşli kış günlerinde:
mesela, İstanbul’umda köprünün üzerinde ,
mesela, Adana’da arasında ırgatların,
mesela, Yunan dağlarında, mesela, Çin’de,
mesela, beni artık sevmeyenin başucunda ?
Yeryüzüne iyi şairler gelmiştir, yeryüzünde hala iyi şairler vardır, fakat büyük şair henüz dünyaya henüz ayak basmadı, nerde kalmış ki, en büyük şair.
Ben kendimi hiçbir zaman büyük şair filan saymadım, çok şükür, bazı işlerde aklım gayet başındadır, ben kendimi, bu şairlik bahsinde, daima yapabileceğinin ancak yarısını yapabilmiş yarım bir şair olarak gördüm.
