Olabilirdi, olmadı.

15 Temmuz milli şuur, direniş, diriliş günü.
Düşman ve düşman güdümündeki hainler;
“Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma!” naralarıyla kurulmuş müstahkem bir kaleye tosladılar, yenildiler.
Türkiye’de darbe yapmayı bir sanata dönüştürmüş güçler, boyunları bükük çöplüklerine döndüler. Yüzünde ihanet mührü olan hainler başları yerde, donlarıyla arzı endam ettiler. Kaçanlar düşmanın tasmasıyla bulundukları ülkelerde onursuzca ve korkuyla yaşıyorlar. Kaçamayanlar ya hapiste sonlarını bekliyorlar ya da dışarıda kubur faresi gibi gizlenerek yaşıyorlar.
15 Temmuz’daki kalkışmanın unutulmaması, en az kendisi kadar önemli. Bu gibi hadiseler unutulduğunda tekrarlanıyor. 15 Temmuz kalkışmasına karşı koyan ruhun zinde kalması da buna bağlı.
6 yıl sonra, 15 Temmuz’un yıldönümü etkinlikleri, milli şuuru 15 Temmuz konusunda diri tutacak bir strateji geliştiremediğimizi, bir eylem birliği oluşturamadığımızı gösterdi. Ankara’nın 15 Temmuz’da da yegane merkez olma gayreti bunda etkili oldu. Sahne etkinliği mesabesinde kalan faaliyetler bir gün sonra olmamış gibiydiler. Bir anma geleneği bir anma ritüeli maalesef oluşmadı. Oysa kökleşmiş bir ritüel, binlerce etkinlikten ehven.
Bu gelenek ve ritüel için 15 Temmuz müthiş bir zemin.
Cumhurbaşkanımızın ilk açıklamasına dayanarak, aynı saat aynı dakikada yapılan bir ulusa sesleniş olsa ve bütün kanallarda yayınlasa, 6 yılda vazgeçilemez bir ritüel olurdu.
Minarelerden okunan Salalar, aynı saatte camilerde yapılacak bir hatim duasıyla buluşturulsa, bizden sonraki nesillere emanet edilecek muhteşem bir hayır, bir güzellik olurdu.
Atatürk Havalimanı, Taksim Meydanı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kışlalar… geceye şahit olan her noktada, bir saatlik sembolik nöbet, anmadan öte milli bilince 15 Temmuz’u kazımak olurdu.
vs.
başka şeyler de olabilirdi.
Olmadı.
15 Temmuz’un gayri resmi marşı “Baş koymuşum Türkiye’nin Yoluna” türküsü, yılkı atı gibi köşesine çekildi.
Bir kaç afiş, bir iki film denemesi, nispeten cılız toplantılar arasında bir şeyler yapıldı. Yetmedi.
CHP yönetimindeki İBB’den servis edilen; çok da insan toplayamamışlar meyanındaki görüntüler, ve görüntülerdeki az katılıma yönelik örtülü sevinç elimizde kaldı.
Seneye böyle olmaz inşaallah.

Yorum bırakın