Candan konuşmak,
Camdan konuşmak…
Bu polemiğe
mütevazi bir katkı
Yapmak istiyorum.
Bir masal cümlesiyle
Başlayalım:
“Her yerde her zaman
sözünü bil, pişir
ağzını dür, döşür;
güneşte duyduğunu
gölgede söyleme.”
Polemikçiler;
Candan derken,
Konuşmacının,
konu hakkında içinden geldiği gibi konuşmasını,
Camdan derken,
hazırlanmış konuşma metninin bir cihazdan
okunmasını kastediyorlar.
Ekseriyetin kabulü
Candan konuşmanın muteber,
Camdan konuşmanın muteber olmadığı yönünde.
Acaba öyle mi?
Bahsi geçen konuşma,
Toplulukların muhatap alındığı,
konuşmalar.
Konuşmacı
Makamı, ünvanı nedeniyle konuşuyor.
Dinleyici,
Konu hakkında
Söz söyleme hakkı olan
Ya da olduğunu düşündüğü birini dinliyor.
Zaman ve mekan
Konuşmanın
Hem içeriğine, hem biçimine etki ediyor.
Bu konuşmalar
Zamanla bağlıdırlar.
Mekan ise
Jestler, mimikler gibi tamamlayıcı cüzdür.
Konu,
içerik ve biçim olarak
Makamla, mekanla, zamanla, konuyla çerçevelidir.
Amaç
Bir farkındalık, bir duygu, bir heyecan, bir hareket oluşturmaktır.
Dinleyicinin zihninde sorular vardır.
Bunlar konuşmanın da sorularıdır.
Soruları olmayan konuşmanın
Ne söylediği beyhudedir.
Konuşma için bilgi
hayati derecede önemlidir.
Aksi halde dayanaksız kalan maksat çöker.
Bilginin bir estetikle aktarılması gerekir.
Hazırlık icap eder.
Metin yazımı
Biraz terziliğe benzer.
Konuşmacının maddi manevi
Bir bedeni vardır.
Metin, bol ya da dar kalırsa
Sakil durur.
Konuşmayı,
Konuşmacı dışında bir metin yazarı yazabilir.
Metin yazarı
Bir konuşma terzisidir.
Konuşmacının giydiği elbise
Terzisine ne kadar aitse
Kullandığı konuşma metni de
Metin yazarına o kadar aittir.
Camdan okudu,
Başkasının yazdığını okudu
Göndermeleri boş hikayelerdir.
Meseleye ya da meselesine vakıf bir konuşmacı
Metni, inancıyla, sesiyle, mimik, jest ve duygusuyla
Konuşma yapar.
Muhataplarına saygı gösteren
Konuşmasını özenle hazırlayan,
Mesajını kişisel hatalarından korumak için
Camdan okuyan konuşmacı
Dinleyicilere,
Kendisi ve makamına saygı duyan kişidir.
Kağıt da bu bahse dahildir.
Yazarlar,
Karakterlerine bir cümle söyletmek için
Bazen günlerce düşünürler.
Onun için hayatımıza yön veren cümleler
Emek ve düşünce ürünü
Kitaplardan,
Tiyatro oyunlarından,
Şiirlerden
Sinema repliklerindendir.
Her topluluğun
Emek ve düşünce ürünü konuşmalarla
saygı görmeye hakkı vardır.
Candan konuşuyorum
Diyerek
Çalışmadan, hazırlık yapmadan konuşanlar
Maalesef candanlıktan olduğu kadar
Saygıdan da yoksundurlar.
Bu tarz konuşmaları
Konuşmanın ardından
Bir metne dönüştürmek zordur.
Çoğu zaman, ne demek istediği belirsizdir.
Konu, hedef, zaman, mekan…
Arası uçurumlarla dolu kelime yığınları bulursunuz.
Anlayamazsınız.
İsmet Özel’in bir sözünü yorumlayarak söyleyeyim:
Yolu birbirini anlamaktan geçmeyenler, hiçbir yere varamazlar.
Konuşma hazırlığı,
başlı başına bir öğrenme sürecidir.
Zaman zaman kendinizi düzeltme ihtiyacı hissedersiniz.
Kaynaklara başvurursunuz,
Notlar alırsınız,
Cümle ve kelimeleri maksadınıza uygun
Düzenlersiniz.
Hazırlığınız ne kadar iyiyse
Konuşmanız da o kadar iyi olur.
Hedefi olan her konuşma
bir meydan okumadır.
Yaşamaktan, yapmaktan beslenir.
Konuşmacının kimliğinden bağımsız değildir.
Her konuşmacının birinci referansı,
Sırtında taşıdığı geçmişi, kişisel özellikleridir.
Eylemleri sözlerini yalanlayan kimse
Ne bilse, ne kadar çalışsa, ne söylese beyhudedir.
Bir masal cümlesi:
“Çalımından geçilmiyor ama,
daha bir çaydan geçip de çalıyı bile koparamamışsın.” Der.
Topluluklara konuşma,
Sadece siyasilere, yöneticilere, atanmış ve seçilmişlere has değildir.
Herkese lazım, hayati bir ihtiyaçtır.
Fizik, kimya, biyoloji…
Edebiyat, sinema, sosyoloji..
Uzmanlığınız ne olursa olsun,
Meselenizi anlatan konuşma yapabilmek,
Kendinizi ve işinizi geliştirmenin anahtarıdır.
İki masal cümlesi söyledim.
Kıssadan hisse nedir ?
Diyeyim…
1- Candanlıkla kamufle edilen konuşmalarda, saygı, sorumluluk, çalışma, bilinç eksikliği vardır.
2- Camdan konuşma, saygı, sorumluluk, inanç, azim göstergesidir.
3- Herkes kendi uzmanlık alanında topluluklara konuşma yapmak üzere kendisini geliştirmelidir.
4- Çocuklara, okuma yazma yanında konuşma dersleri de verilmelidir.
Vesselam.
