
Birinci Dünya Savaşı, şarkın varlıklarını paylaşma kavgasıydı.
Paylaşım bitmediği, tatmin etmediği için dünya ikincisini yaşadı.
İkincinin galipleri ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya oldu.
Birleşip bir dünya düzeni kurdular.
Kaybedenlerin gerçek anlamda söz hakkı o günden beri yok.
Tarafsız kalanların da.
Dünyayı diledikleri gibi yönetmeye başladılar.
Kan akıtmayı doğal hakları olarak görüyorlar.
Bu nedenle akıttıkları kan nedeniyle hiçbir zaman hesap vermiyorlar.
Filistin’de akan kandan bu sistem sorumludur.
Filistin’in olmamasından bu sistem sorumludur.
ABD bir kan dökücü olarak sisteme öncülük ediyor.
Bütün gücüyle diğer galipleri de sistemin devamına zorluyor.
ABD dışındaki galipler rahatlarını bozacak kadar rahatsız değiller.
ABD, sistemin değişme diyetinin çok yüksek olduğunu her fırsatta, her muhatabına hatırlatıyor.
Son günlerde yayınladıkları İkinci Dünya Savaşı filmleriyle, bu tehdidi insanlığın beynine nakşediyorlar.
Piyonları eliyle çocukları öldürürken, dünyaya parmak sallıyorlar.
Gerekirse gözümüzü kırpmadan milyonları katlederiz diyorlar.
Gerekirse atom bombası atarız diyorlar.
Gerekirse toplama kamplarında insanları sabun yaparız diyorlar.
Ne yapsalar boş. Afganistan’da yenildiler. Filistin’de de yenilecekler. Er ya da geç maliyeti ne olursa olsun düzenleri başlarına geçecek.
