ERDOĞANSIZLIK

Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde başı açıklar otobüslere binemeyecekti.
Erdoğan, başbakan seçildiğinde içki yasaklanacaktı.
Erdoğan, cumhurbaşkanı olduğunda diktatör olmuştu.
Erdoğan, darbeyle karşılaşınca yurt dışına kaçacaktı.
Bunlar ve bunlar gibi nice iftiraların hiç biri olmadı.

Erdoğan’a yönelik iftiraların üzerine kurulan nefret mühendisliği ise pervasızca işledi, işletildi.
Yabana atılır bir başarı sağlamadılar.
Nükleer silahı olmayan Irak’a nükleer silah nedeniyle müdaheleyi meşrulaştırırken kullandıkları metodları kullandılar.
Hayatının tamamı toplumun gözü önünde olan bir lideri, toplumun bir kesiminin gözünde kararttılar.
Erdoğan’la ilgili tarafsız bir tutum takınanları bile mahalle baskısı altında ezdiler.

Zaman en iyi öğretmendir. Öyle derler.
Zaman da şu ana kadar bunlara karşı başarılı olamadı.

Recep Tayyip Erdoğan, aktif siyasette devrini tamamlandığını ifade etti.
Bu seçimin oy istediği son seçim olduğunu söyledi.
Bayrağı gençlere devredeceğini beyan etti.

Şöyle dedi:
“Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim. Ama buradan çıkacak netice benden sonra gelecek kardeşlerim için bir emanet devri olacak.”

YEMEZMİŞ

İstanbul’un CHP’li belediye başkanı bu açıklamanın üzerine helecanlandı.
Erdoğan’a yaptıkları iftiralarla bir nefret inşa etmişlerdi.
Bu nefret odağının, 2028’de aday olmayacağını söylemesini kaldıramadı.
Erdoğan karşıtlığından beslenen varlığının anlamsızlaşmasına öfkelendi.
Had, hak, hukuk, edep bir tarafa bırakıp Erdoğan’ın açıklamasına çullandı.

Şöyle dedi:
“Korkuyor demiştim. Dediğim çıktı. Oy yoksa hizmet yok diyen kişi, dün ne dedi? Lütfen, diyor. Lütfen değerli milletim. Bu benim son seçimim diyor. Bak bak bak bak bak. Hani birkaç hafta önce efelik yapıyordun. Hani “millete oy verirsen hizmet getiririm, oy vermezsen hizmet getirmem” diyordun. Tehditten nereye geldik? Lütfene geldik. Lütfen. Seni gidi seni. Bu millet bunu yer öyle mi? Yemez.”

Yine Cumhurbaşkanının sözlerini çarpıttı.
“CHP’den hizmet gelmez” tespitini, “Oy yoksa hizmet yok” diye ambalajlayarak pazarladı.
Erdoğan’ın, vakti zamanı geldiği için bu seçimin son seçimi olduğunu söylemesine çıldırdı.
Yerini gençlere bırakacağını söylemesine öfkelendi.
Erdoğan’a karşı biriktirdikleri nefret yok olursa yok olacağını bildiği için kendinden geçti.

Kendisi için İstanbul’u indirip kaldıran Canan Kaftancıoğlu’nu siyasi suikastle yok eden,
Kendisine oğlum diyen Kemal Kılıçdaroğlu’nu sırtından hançerleyen,
Yüzünde Rabbi Yessir gördüğünü söyleyen Meral Akşener’e tekmeyi vuran,
Millet İttifakı’nı darma duman eden,
Büyükelçilerle gizli kapaklı görüşmeleri İstanbul kara teslim olunca öğrenilen,
Deprem bölgesine gidiyorum deyip kayak tatiline giden,
Temelini sıfırdan biz attık dediği metroların temelinin 2017’de atıldığı ortaya çıkınca yüzü bile kızarmayan,
“İsrafı bitirdik, hizmeti getirdik” reklam kampanyası için 175.000.000 lira harcadığı ortaya çıkınca oralı bile olmayan
Özgür Özel CHP’sinin İstanbul Belediye Başkanı Adayı bir seviyesizliğe, bir terbiyesizliğe daha imza attı.

TİP’E BAK

Erdoğansızlığı dolayısıyla Erdoğan karşıtlığının yok olmasını bir tehdit olarak gören destekçileri de harekete geçtiler.
TİP’ten Serra Kadıgil şöyle dedi:
“Teoman’dan özür dileyerek, Teoman’ın müziği bırakması gibi değerlendiriyorum. “Abilerim, ablalarım inanın dilenci değilim ama bir istirhamım olacak, taktiğiyle siyasi dilencilik yapıyor. Vallahi bu benim son seçimim, bana oy verin. Yazık olur bana diyerek duygu sömürüsü yapıyor, kendi tabanına bir yandan da alttan alta anayasayı değiştirmeye çalışıyor ki sonsuza dek seçilebilsin. “

Türkiye düşmanlarının oyun teorileriyle siyaset yapan ve açıklamayı oyunlarını bozan bir tehdit olarak gören hanımefendi en az desteklediği CHP adayı kadar etkilenmiş. Hırçınlaşmış.

DEM ÇUKURDA

Özgür Özel CHP’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ile aynı kaptan beslenen, DEM Parti Eş Genel Başkanı açıklamadan 2 gün sonra “Biji Serok Apo” sloganları eşliğinde hemen cepheye koştu.

Şöyle dedi:
“Dün Erdoğan şöyle konuşmuş, ben siyaseti bırakacağım sizden son bir kez daha oy istiyorum, demiş. Değerli Mardin halkı değerli Türkiye halkları Erdoğan 2009’dan beri, ben siyaseti bırakacağım, ben görevimi tamamladım diyordu. Ama 4 kez daha seçimlere girdi. Yalancının mumu yatsıya kadar… AKP’nin ampülü zaten patlamak üzere biz hepimiz patlatacağız ampülü.”

Yıllarca uğraşarak, binbir emekle, oyunla, düzenbazlıkla inşa ettikleri Erdoğan nefretini kaybetme ihtimalinden onlar da çukura düşmüşler.
Onlar da Erdoğan’ın olmayan açıklamalarından medet ummuşlar.

4 YILIMIZ VAR
Erdoğan’ın bırakmayacağını söylüyorlar. Girişte yazdım, daha önce de O’nun için çok şey söylemişlerdi. Hepsi boş çıktı. Bırakmayacak söylemleri de boş. Birlikte göreceğiz. Erdoğan bırakacak.
“Erdoğansızlık” bir gündem olarak önümüzde. Bence önemli bir gündem. Tam bağımsızlık, yerlilik, millilik, lider ülke Türkiye, Türkiye Yüzyılı… O’nunla yürümek için sadece 4 yılımız var.
Ya yanında olacağız ya da O ve temsil ettiği Türkiye idealine karşı olanların yanında.
Safımız belli olsun. Bir oy bir oydur o da bu oydur.

Vesselam.

Yorum bırakın