Elinde balta olan zorba, hürriyetini gasp ettiği silahsız masumlara karşı pervasızdır.
Hakkı olmayanı isteyen gangsterin belindeki silah, silahı olmayan masum kurbanlarına karşı aşılması zor bir sınırdır.
Konvansiyonel silahlarla başlayan 2. Dünya Savaşı’nın Hitler’in intiharıyla Almanya adına bitmesini takiben Einstein’in projesi olan atom bombasını icad edip, ortağı Rusya’yı bypass ederek Japonya’yı dize getiren ABD o zorbadır, o gangsterdir.

Nükleer silahlardan sonra diğer silahlar oyuncak mesabesine düştüğünden, ABD karşısındaki ülkeler zorba karşısındaki mazlumlara dönüştü. Dünyanın her köşesinde insana, insan haklarına yönelmiş zorbanın silahı var.
Sadece ABD’nin nükleer gücü yok. Rusya’nın, Çin’in, İngiltere’nin, Fransa’nın da nükleer gücü var. Birbirleriyle kanlı bıçaklı olduklarında dahi her biri zorbanın ortağıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nihayetinde nükleer silahla kazanılmış bir savaş sonrasında kurulan ganimet ortaklığıdır.
İsrail’in bu kadar pervasız, müdanaasız, mazeretsiz, küstah, ahlaksız olmasının sebebi de ABD liderliğindeki nükleer ortaklıktır. İsrail bu ortaklığın insanlık için meşruiyeti olmayan azgın çocuğudur. Babası ve babaları kamuoyuna dönük “yapma etme” derken, silahla gücünü takviye edip azgınlığını daha da artırmaktadır. İsrail dayandığı bu sınırsız destek nedeniyle öldürmeyi varoluşsal bir hak olarak görmekte, sürekli öldürmektedir. Ne de olsa babasından gördüğü budur. Aldığı ders yeryüzündeki en vahşi katliamları işleme dersidir.
Çok ileri gittiler. İnsan hakları, demokrasi, hukuk, adalet, eşitlik masallarıyla efsunladıkları insanlık uyanmaya başladı. Bazıları “ne olacaksa olsun” makamında. Allah sayılarını artırsın. Gazze’nin şahsında büyüyen Filistin meşruiyeti inşaallah zorbanın kara deliği olacak. Bu olmasın diye her türlü ahlaksızlığı yapacaklarından eminiz.
Gazze gündemi insanlık için “uyusa ölecek” hastaların durumu gibi. İnsanlık Gazze’de uyutulursa bilin ki ölecek. O zaman var olmanın da bir anlamı kalmayacak. Öldükten sonra, nükleerle ölmüşüz ne fark eder?!
Amerika’da seçim var. Her iki aday da katil İsrail’in destekçisi. Vicdanı tahrik olan Amerikalı siviller her yerde bu adaylara tepkilerini gösteriyor. Harris’in Detroit’teki mitinginde de insanlık vicdanı sahne almış. Miting bölünmüş. “Kamala, Kamala saklanamazsın. Soykırıma oy vermeyeceğiz.” Sloganı atanlara Kamala şöyle cevap vermiş; “Demokrasiye inandığımız için buradayız. Herkesin sesi önemli. Fakat şimdi ben konuşuyorum.’
Hadi oradan! Sizden başka kimsenin sesi yok dünyada. Janjanlı kavramlar ve sesinizle, insanlığı öldürücü bir sağırlığa mahkum ettiniz. Halen ve yalnızca siz konuşamazsınız! Geçti, geçiyor, geçecek o devir.
Ahlaksızlığa bak! Masum insanları gönderdiğiniz bombalarla öldürüyorlar: Demokrasiymiş. İnançmış. Herkesmiş. Önemliymiş. Konuşuyormuş. Belindeki silah zorbayı ne kadar pervasız yapıyor böyle!
Gazze Kasabı Amerika’da meclis mi senato mu ne haltsa orada konuşurken 50 kez ayakta alkışladınız. Siz katliam alkışlayıcısısınız. Gayri meşru azgın evladınızın işlediği gayri meşru suçları teşvik etmekten başka hiçbir kaygınız yok. İsrail kadar katilsiniz. İnsan değilsiniz!
İki atom bombasıyla yüzbinlerce Japon’u öldürüp, anma programlarında göz yaşı döküyordunuz. Daha sömürülebilir bir Japonya için yaptığınız bu gösteriden bile bu yıl vazgeçmişsiniz. Niye? Çünkü Japonlar İsrail’i anma programına davet etmemişler. Bak şu Japonlara, hadsizler (!) Hasılı, katil oduğunuzdan daha fazla yüzsüzsünüz, ahlaksızsınız.
İnşaallah Gazze’de çevirdiğiniz film diğer hiç bir filminize benzemeyecek.
Her katliam sahnesinde,
Her istismarda,
Her sürgünde,
Akan her damla kanda,
Akan her damla göz yaşında…
Soykırımın her saniyesinde başroldesiniz.
Herkes sizden nefretle bahsedecek, nefretle anılacaksınız.
Yıkıldığınızı biz görebilecek miyiz? Bilmiyorum.
Ama ne yaparsanız yapın bir gün insanlığın vicdanında asılacaksınız.
Gün gelecek, aşılması zor sınırlar aşılacak, insanlığa yönelttiğiniz nükleer silahlar da sizi kurtaramayacak.
Ardında saklanacak bir ağaç bulamayacaksınız.
“Ne olursa olsun” diyen insanlık sonunuzu getirecek.
