Berlin’de Sömürgeci Parmağı

Berlin’e 4 gün yetmez ama elde o kadar vardı.
UBahn, SBahn, Otobüs ve 92000 adımla dolaştım.
Tiegarten, Olimpiyat Stadyumu, Bunker, Check Point Charli, Brendenburg Tor, Sovyet Anıtı, Zafer Anıtı, Berlin Katedrali vs. epey yer gördüm.
Wedding’te kelle paça, merkezde pizza, noel pazarında makarna yedim.

Üstün ırk olmak için yola çıkıp İngiliz Yahudi Medeniyetinin sömürgesi olmaya varmışlar.
Hristiyanlıktaki orijinal günah yüküne Berlin’de bir şey daha eklemişler: Orijinal suçluluk.
2. Dünya Savaşı’nda suç işlediklerini her yerde her Alman’a hatırlatıyorlar.
Alman sömürgelerinde yaptıklarından bir bahis yok ama her yerde Yahudilere yapılanlar var. Hitlerin intihar ettiği sığınakta gördüğüm Almanlar, babalarının zalimliklerine kahrediyorlardı.
Bas bas bağıran propagandaya bakılırsa, sanırım her Alman kendini suçlu hissederek yaşıyor.

Şehrin her köşesinde görünür görünmez: “ey Alman suçlusun sen !” mesajı var.
Bu sayede olsa gerek Alman kurumları, Gazze’de olan apaçık bir soykırımı destekliyorlar.
Duvarlarında ya İsrail bayrağı var ya da “We stand with Isael” flamaları.

Bilmediğiniz bir şehirde toplu taşımayla dolaşınca çok soru sormanız gerekiyor.
Ben de çok soru sormak zorunda kaldım.
Her yerde öyle midir bilmem, Berlin’deki Almanlar gayet yardımsever, sempatik.
Bireysel vicdanları dipdiri.
Şehri esir alan sömürgecileri; her yerde görülen çalışkanlık, düzen, gayret ve bu vicdanla yenmelerini, Berlin’in sömürgeci parmaklarından kurtulmasını dilerim.

Yorum bırakın