Sert gerçekliğin trajik ve komik fotoğrafının muhteşem kolajı.
Rezidanslar, alışveriş merkezleri, kafeler, oteller, kaslı adamlar, fit kadınlar hop oturup hop kalktılar.
Dijital ekranlarda, giantboardlarda, billboardlarda, otobüs duraklarında, duvarlarda, metroda, metrobüste, reelslerde hikayelerde… görünen her yerde ölüm hortlamıştı.
“Sen her şeysin ve her şeyi yapabilirsin” telkinleri; “ölünce beni kim yıkayacak” sorusuna gömülüyordu.
Orda burada çok çemkirin gördüm.
Böyle reklam olur muydu hiç?!

Topa girmeyen kalmadı.
Kültürü turistlere getir götürcülük yapmak sananlar dahi, eğlendirdikleri yerden baş çıkarıverdiler.
İnsanı ve toplumu çürüten, insanlığı ve insanlık değerlerini yozlaştıranlara karşı dut yemiş bülbül olan karga sesliler arzı endam ettiler.
Tek afiş insanın yeryüzündeki varoluşuyla ilgili sorguyu tragedyalara taş çıkaracak bir keskinlikte; ölümü perdeleyerek öldürmeye çalışanların gözüne sokmuştu.
Yadsınamaz bir iletişim başarısıydı.
Görmezden gelinemez bir entelektüel kazıydı.
Gıptayla; keşke bir parçası olsaydım, dedim.
Teaser mahiyetindeki sarsıcı mesajın arkasından Tabii çıktı.
TRT’nin dijital platformu için hazılanan Gassal dizisinin reklamıydı.
Ürünlerin reklamı genelde üründen güzel oluyor.
Bu da öyle olmasın mıydı?!
Değilmiş.
Bu ürünü ancak böyle bir kampanya anlatabilirmiş.
Bir kaç günde bitiririm diye izlemeye başladım.
Bölüm bölüme bağlandı.
8. Bölümde bitecek diye üzüldüm.
10 bölüm olduğunu anlayınca, bir sıfırdan büyüktür, dedim.
Bir solukta 10 bölüm dizi seyredilebilir mi?
Seyrediliyormuş.
Seyrettim.
Özetle: Sert gerçekliğin trajik ve komik fotoğrafının muhteşem kolajı.
Entelektüel ve yerli bir meydan okuma.
Tiyatro, sinema, dizi adasında ustalıkla geçiş yapan bir baş yapıt.
İzlemeyenin bir eksiği de bu olur.
O derece iyi.
Senaryo ve Proje Tasarımcısı Sümeyye Karaaslan, Yönetmen Selçuk Aydemir, Ahmet Kural…
Emeği geçen herkes; imza attığınız işi bir takım cümlelerle taktir etmek had aşımı olur.
Size ancak teşekkür edilir.
Her bölümün görünmeyen kahramanı gibi sesi ve edasıyla bir duygu fırtınası estiren Şahin Kendirci, muhteşemdin.
Bundan ötesi nasıl olacak, bilemiyorum ama tartısını yanında taşıyanlar olarak bekliyor olacağız.
Çerçevelenip duvara asmalık bazı replikleri not aldım; “diziyi mutlaka izleyin” notuyla birlikte paylaşıyorum.
“Ölünün vakti çok olur.”
“Ölüm bizi masumlaştırır.”
“Dönülme imkanı olsa annem gelirdi.”
“Ölmek tek kişilik bir eylem.”
“Hayat, nedensiz yapılan şeylerle güzeldir.”
“Aşık olacağın kişiye sabıka kaydı soramazsın.”
“Ölü yakınları hüzünlüdür ama daha çok pişmandırlar.”
“Ölü tanıdıklarım yaşadıklarımdan daha fazla.”
“Naif kalmaya çalışmakla dayak yiyebilir olmak arasında fark var.”
“Konuşmayacak kadar küs, karnımın acıktığını düşünecek kadar anne.”
“İnsan her mutlulukta kendini biraz daha yakından tanıyor.”
“Kimsenin mutsuzluğunu küçümseme, kendi hüznünü de büyütme.”
Not: Duygusal iseniz, diziyi seyrederken, yanınıza yeterli miktarda peçete alınız…
