Lanet Olsun!

(Ekim 9, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Chirchil’e atfedilen bir söz var; “Türkiye 45 kiloluk bir adamdır. 50 kiloya çıkarsa 45′e düşürülmesi, 40 kiloya düşerse yine 45′e çıkarılması gerekir.” Bir süredir yaşadığımız gelişmeyi aşağılara çekmek için terör kullanılıyor. Kuklalar oynatılıyor. Dağlar kahpeliklere ev sahipliği yapıyor. Sözüm ona dostların silahları ölüm oluyor. Henüz baharında fidanlar yere düşüyor. Havada kan kokusu var. Soysuzlar ölüm kusuyor. Bir yerden 12, bir yerden 15, bir yerlerden 3-5… canlar düşüyor, canlara ateş düşüyor.

Okumaya devam et

Ölü İslam

(Ekim 4, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Tartışma gırla gidiyor yine. Bu kez mevzu; “ılımlı islam”. Bir öncekinin “Siyasal İslam’dı. Bir öncekinin öncesinde de Radikal İslam gündemdeydi. yine herkes hemfikir Müslümanlığından övünerek ahkam kesiyor. Her türlü İslam, her önüne gelen tarafından yerden yerden vuruluyor. İster istemez şöyle bir şey mi söyleniyor; ne ılımlı, ne siyasal, ne radikal İslam, en iyi İslam ölü İslamdır.

İnşallah

(Eylül 1, 2007, baydaroglu.blog.com)  

undefined

Kıvrım kıvrım kıvrılıp, her daim başka bir mekanda, başka bir kıyafetle, başka bir pozisyonla ağrılarının geçebileceği zannıyla zamanı eritmek… 20 gün, her saniyesi 20 günden daha uzun bir zaman. Hayatında dönüm noktası olacağını sanıyor insan. Yanılıyor… Bırakın geçmesini, geçme temayülü oluşunca bile hatırlanmıyor. O hatırlanmayan zamanları, kimliği her ne olursa olsun kimse yaşamaz inşaallah.

Hilafeti Bile Getirirsiniz

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

29 kASIM 1955 DP grubu kendi hükümeti hakkında gensoru verdi. Yolsuzluğa karışan bakanların kellesini istiyorlardı. Aldılar. Ticaret ve Ekonomi Bakanı Sıtkı Yırcalı, Maliye Bakanı Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu… Grup hızını alamamıştı. Menderes bir yatıştırma konuşması yaptı. Kendini kurtarmak için son hamlesiydi bu. “İsimleri suistimallere karışan tüm bakanların istifasını istiyorum” dedi. Alkış tufanı koptu.

Okumaya devam et

Vahidettin’e Göre 3 Hatası

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined
“Paşa, sana samimi itiraflarda bulunacağıma söz verdim; öyeyse üç hata yaptığımı da itiraf etmek zorundayım: Herşeyden önce, ağabeyim Sultan Reşad’ın ölümünden sonra tahtı kabul etmemeli, tam tersine reddetmeliydim.

Okumaya devam et

Daha da Utangaç Yöntemler

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

“…. O zamanlarda adalet dağıtan sayısız belediye başkanı, piskopos, rahip ve baş rahip olduğunu, Seine Nehri’nde yasalara uygun olarak insan boğulduğunu da unutmamak gerekir.

Okumaya devam et

Canım Benim Yesinler Senin Duyarlılıklarını

(Haziran 13, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Gündemden pirim yapma ihtimali ortadan kalkı. O zaman söyleyebilirim. O reklamı biz yaptık. Hani şu markadan daha bilinir hale gelen slogan varya onu. ‘Giyinmek Güzeldir’. Firma giyim sektörüne girmişti. Çok basit, düz, anlaşılır, sade aynı zamanda iddialı bir şey arıyorduk. Hatırlıyorum Gökçeada’daki pansiyonun balkonunda söylemiştim ilk kez. Giyinmek Güzeldir diye.

Okumaya devam et

Giden Ok Gerilen Yay

(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com) 

undefined

Kendi evrenimiz dışındaki hayatı yakalayan çeşitli meslekler vardır. İşin doğası gereği bir çok insanla yüz yüze olurlar. Misal; taksiciler.

Bugün 4 taksiye bindik. Serde merak var ya sorduk?

Okumaya devam et

Ardından En Çok Üzüldüğümüz

(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com) 

undefined

Teori şöyle; ardından en çok üzüldüğümüz kişi, en çok işimize yarayan kişidir…
Gerçek.
Kayıplarımızı kolaçan ettiğimizde bunu görebilir miyiz?
Görürüz.

Misal; Kurtlar Vadisi Pusu

(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Hepimiz silahlara, kana, kavgaya karşıyız. Bu planları bütün dizilerden, filmlerden kaldırmak lazım. Yani en azından herkes öyle söylüyor. Buna karşılık silah, kan ve kavga olmayan dizileri de seyretmiyoruz. Hatta bu planlar birazcık azaldığında bile… Misal; kurtlar vadisi -pusu-