Zurna 5: Çalışmak

(Şubat 07, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Fabrikalar bazı işçilikleri evlere yaptırırlardı. Muhtemelen çok fire veriyorlardır. Yine de daha ucuza geliyor olsa gerek.
8-9 yaşlarındayken bazı ürünler için basit montaj işleri yaptığımı hatırlıyorum. 
10-11 yaşlarında yazları  ve ev dışında çalışmaya başladım. 
İlk iş yerim bir kırtasiye idi. Ne kadar aldığımı hatırlamıyorum. 
Patron cesur, ben cesur. O yaşlarda Pendik’ten Eminönü’ne gidip karton alıyor, Pendik’e getiriyorum. 

Okumaya devam et

Zurna 3: Üstad

(Şubat 06, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

1985-86  namaza başladım.
Yalan yanlış kılıyorum.
Bilgi “Allah’tan gayrısını düşünmenin orucu bozduğu” düzeyinde olunca, ağır bir obsesifim.
Namazı cemaatle kılmak 27 kat faziletliymiş. 
Sene 86 Yakacık donuyor. 
Ev camiye uzak. 
Sabah namazlarından başlayarak camiye gideyim diyorum. 
İki üç kez başarabildim. 
O günlerden birinde Alparslan Türkeş’le camide karşılaşınca durumun ehemmiyeti artıyor gözümde.
Sabah namazına devam edemedim ama camiyle bağım güçlendi. 
Bir de Davudi sesli Bedri Hoca vardı ki, edası camiye davet için herkese yeterdi. 
Allah rahmet etsin. 

Okumaya devam et

Zurna 2: Rehber

(Şubat 04, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Hz. Ebubekir’in sadakati, Ömer’in adaleti, Ali’nin ilmi, Osman’ın edebi… kahramanlık, cesaret, şecaat, cömertlik… Bu kavramları Hacı Ali’nin yaşar gibi anlattığı menkıbelerden dinledim.
Hz. Havva ve Adem’in yeryüzü macerasını, Hz. Yusuf’u, Yakup’u, İbrahim’i, İshak’ı… Peygamber kıssalarından insanlığın yücelik ve aşağılık taraflarını ilk Hacı İbrahim eniştenin ağzından öğrendim.

Okumaya devam et

Ödülünüzü Alın ve Çekip Gidin…

(Ocak 20, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Film festivalleri güzel organizasyonlar. Artist erkekler ve aktrist kızlar en güzel elbise ve elbisecikleriyle kırmızı halıda yürüyorlar. Salaş giyinmesi hayat şekli olmuş yapımcılar; siyah siyah smokinler, papyonlar, gravatlarla arzı endam ediyorlar. İstanbul Film Festivali başta olmak üzere pek çok festivalde ödül alan oyuncular, toplumsal duyarlılık olan konularda vaaz vermeyi ihmal etmiyorlar. Çoğunlukla da alkışı bu vaazdan kotarıyorlar.
Tüm dünyada durum hemen hemen böyle.

Okumaya devam et

Babil Kulesi, Harran Ovası, Alafranga Tuvalet

(Ocak 18, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Akkültürasyon. Kültür Mantarı. Kültür Bitkisi. Bakteri Kültürü. Etnokültürel. Kültür Fizik. Kültür Mirası. Kültür Şoku. Kültür Turu. Kültür Varlığı. Kültürel. Kültürlü. Monokültür. Türk Kültürü. Arap Kültürü. Burjuva Kültürü. Batı Kültürü. Felsefe Kültürü. Bilim Kültürü. Din Kültürü. İnternet Kültürü. Popüler Kültür…
Neyin yanına konulsa yakışmış maşaallah.
Cemil Meriç Babil Kulesi demiş ama bence: Harran Ovası daha uygun.

Okumaya devam et

Irishman Çok Uzuuuuuuuuun!

(Ocak 4, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Büyük ustaların eserlerini takdir etmek
takipçileri için bir had aşımı sayılabilir.

Ancak hayranlık beyanında beis yok.

Martin Scorsese son eseriyle yine hayran bırakıyor.

Irishman.

Okumaya devam et

İstanbul

(Aralık 13, 2014 baydaroglu.blog.com)

undefined

Asfalta ulanmış
Camlı betonlar ardında yiterken
Egzoz gazlarının boğduğu şehri şirin
İstanbul! ne yaptıysa ençok
Seni seven yaptı
Kıskançlıkla
Bilinmeze kazdığı kuyuda
Bütün taşlarını sakladı

Yaralanmışım

(Aralık 13, 2014 baydaroglu.blog.com)

undefined

Hızır’ın peşine düştüm
Zamansız bir İstanbul akşamında
Ağaçlara, kuşlara, boğaza
Bir de Kız Kulesi’ne baktım
N’güzel, N’güzel
Zaman hızla aktı
Ye’cüc, Me’cüc üşüştü
Toprağa kök salan betonlar
Göğe uğradı
Ağaçlar, kuşlar, insanlar
Evvel zamanda vardı
Böyle ne bulursa yiyen canavarlar
N’kötü N’kötü
Ölümcül bir öfkeyle
Ya Hak dedim saldım okumu
Yerde buldum kendimi yaralanmışım

Ali Kırca Olma Şansı Yok

(Şubat 6, 2008, baydaroglu.blog.com)

undefined

Türkiye hararetle konuşmaya başlamıştı. Her gün yeni bir haber-tartışma programı arz-ı endam ediyordu. Her hafta merakla beklerdik. Acaba kim yeni bir şey söyleyecek ne söyleyecekti. Biz de o zamanlar henüz konuşmaya başlamıştık. Kendi hayatımız dışında başka hayatların da olduğunu yeni yeni fark ediyorduk. Okuyor, okuyor, okuyorduk ama yetmiyordu. Bire bir gözlemlemek, canlı canlı dinlemek bir başkaydı… 32. gün, Ceviz Kabuğu, Siyaset Meydanı, Teke tek… Meraklarımızı tatmin ettiğimiz; insanları, farklı düşünceleri tanımamıza yardım eden pencereler oldular.

Okumaya devam et