(Ağustos, 11, 2006, baydaroglu.blog.com)

Koca bir yatak.
Sıcak bir duş.
Ömrüne henüz başlamış diş fırçası.
Ortasından sıkılmış diş macunu.
Kahvaltı masası.
Balkonda koca kültablası.
Arabanın arasına konuşlandığı ağaçlar.
Okumaya devam et(Ağustos, 11, 2006, baydaroglu.blog.com)

Koca bir yatak.
Sıcak bir duş.
Ömrüne henüz başlamış diş fırçası.
Ortasından sıkılmış diş macunu.
Kahvaltı masası.
Balkonda koca kültablası.
Arabanın arasına konuşlandığı ağaçlar.
Okumaya devam et(Ağustos, 10, 2006, baydaroglu.blog.com)

Körpe yüreği uykuya direniyor.
Yüzü değişiyor.
O güzelim çocuğun gözlerine korku yerleşiyor.
Ne oldu diyorum.
Kardeşine bir şey olmasından korktuğunu söylüyor.
Yaşamak istemiyorum diyor.
Okumaya devam et
Dünyanın yeni mabedleri var artık.
Metrocity de onlardan biri.
Sanki başkaldırıyor göğe.
Bazen bulutlar sarıyor yarısına kadar.
Efsanelerden çıkmış gibi.
Gün İstanbul’dan çekilince martılar tavaf yaparcasına başında dönmeye başlıyorlar.
Okumaya devam et(Haziran, 13, 2006, baydaroglu.blog.com)

Reklam ajanslarımızın büyük bir bölümü yabancı ortaklı. Kristal elma verilerine bakılırsa başarılılar da. Sermaye gerektirmeyen bu sektörde yerli olanların sayısı ise yok denecek kadar az. Yabancı ortaklılar da yerlileri çalıştırdığına göre neden kristal elma alan yerli ajanslarımızın sayısı bu kadar az? Yabancı bir şirketin personeli olmayı ne kadar da çok seviyoruz!
Okumaya devam et(Haziran 11, 2006, baydaroglu.blog.com)

“Reklam sektörünün yöneticileri, patronları ve özellikle tüm bayan katılımcılar geceye hakkını vermişler, hepsi birbirinden şık ve özenle seçilmiş kıyafetlerle gelmişlerdi.
Oysa sektörün ‘yaratıcı’ erkeklerinde yıllardır aynı tavır devam ediyor. (Bir iki ajansın jilet gibi gençlerini tenzih ederim.) Erkeklerin genelinde “Bu ödülü takmıyorum ben!” hali… Lastik ayakkabı, blucin, dandik bir tişört… Arkadaşlar kendilerini sanatçı, yaptıkları işi sanat sanıyorlar ya!
(Haziran, 10, 2006, baydaroglu.blog.com)

Cuma. İstanbul trafiği zor. Kristal elma törenlerine yetişeceğiz. Her şeye rağmen çok ta bir şey kaybetmeden ulaşıyoruz. TİM’e. başlamış törene dahil oluyoruz. Bilet alırken yer yok size ancak balkondan yer verebiliriz demişlerdi. Salonda oturuyoz. Boş koltuk sayısı dolulara baş kaldıracak kadar çok. Cenk ve erdem sunuyor geceyi.
(Haziran, 7, 2006, baydaroglu.blog.com)

Yenilme İhtimali
Yenilme ihtimalini kabullenemeyecekseniz ne satranç oynayın ne çelik çomak.
Küfüv (Denklik)
Küfüv kelimesini yıllar önce bir büyüğümüzden duymuştum. Aslında bildiğimiz bir kavram. Denklik. Ancak o evlilikle ilgili denklik diye spesifik bir anlam yüklemişti. Yetiştiğiniz çevre, öğrenim durumunuz, maddi imkanlarınız, hayata bakışınız, konuşma tarzınız, sevdikleriniz, alışkanlıklarınız vs… bunlarda denk bir yaklaşımın, uyumluluk ta diyebiliriz, olması gerektiğini söylemişti. Sonra eklemişti bu ortaklıklar için de geçerlidir diye. Yıllar geçti. Yazık ki bu kadar güzel ve bu kadar doğru bir yaklaşımı rehber edinmemişim ama edineceğim.
Okumaya devam et(Mayıs, 30, 2006, baydaroglu.blog.com)

Allah’ın hiçbir sebep vaz’etmeksizin inşa ettiği ilk insan. İlk peygamber. Kimsenin oğlu olmadığı halde topyekun insanlığın babası. Işık huzmelerinin yapraklar arasından sızarak aydınlattığı, altından ırmaklar akan cennetin insan cinsinden ilk sakini. Gitmek için can attığımız yer onun için yalnızlık zindan… Kendi cinsinden ilk arkadaşı, hemcinslerinin bütün latifelerini üzerinde taşıyan Havva… Cennet’i olabildiğince yaşadı. Alemlerin Rabbı olan Allah Hz. Musa’dan önce onunla konuştu ; ‘Sen ve zevcen cenneti mesken edinin, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın ki haddi aşan zalimlerden olmayasınız.’ Bakara 35
Okumaya devam et
2006 yılında bir blogum olmuş.
2012’den sonra kendi haline kalmış.
O blogu bağladığım mail adresi de nasılsa artık yok.
Hesabımı kullanmak için gayret sarfettim.
Kullandığım sistemden hesabıma erişmek mümkün olmadı.
Yeni bir blog hesabı açtım.
WordPress üzerinden.
Adı Bizim İklim.
Önce, daha önce yazdıklarımı buraya taşıyacağım.
Daha sonra yeni yazılar, şiirler, değerlendirmeler vs…
İnşallah sürekli olur…