Sert Darbeler Üniversitesi

(Ekim 4, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Anlatan arkadaşta anımsamadı.
Amerika’da bir üniversitede konferans veren bir adam.
Kendisi üniversite mezunu değil.
Katılımcılardan biri sorar; “Hangi üniversiteden mezunsunuz?”
Cevap verir: “SDÜ”.
Cevap üzerine soru da derinleşir: “Açılımı nedir?”.
Cevap: “Sert Darbeler Üniversitesi”.
Yanisi; eğitim şart ve fakat okul o kadar da değil :))

Güzellik İsteyelim

(Ekim 5, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined


Ramazan geldi hoş geldi. Ve gidiyor. Geldiğinde bir ay daha gençtik şimdi bir ay daha yaşlı (olmak üzereyiz). Bizleri farklı bir iklimin kollarına bıraktığı için minnettarız. Yaşadığımız değişikliğin, gelecek için yenilikler ve güzellikler getirmesi hepimizin temennisi. Tabi bunu istemek durumundayız. İstersek olur mu? En azından olma ihtimali daha güçlenir. Hem ‘vermek istemeseydi, istemek vermezdi’ O halde; isteyelim! 

Okumaya devam et

Ürkek Sevimli Tavşan

(Ekim 6, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Ürkek sevimli tavşan Türkiye’nin en batısı. Güneş batıyor. Sıcak kumlar tatlı bir ılıklığa bürünüyor. Eve dönme vakti. Tozlu yollarda salına salına yol alıyoruz. Tatlı bir karanlık çökerken tırmanıyoruz ve ürkek bir çift göz görüyoruz. Ne yapacağını şaşırmış. Macerasının sonlanmasından korkuyor. Duruyoruz. Birden kendine geliyor ve hızla ağaçların arasında kayboluyor.

Okumaya devam et

Dünyanın Ortası

(Ekim 7, 2007, baydaroglu.blog.com) 

undefined

Roma’lılar dünya kentlerinin merkeze uzaklığını yeraltı sarnıcının yanı başındaki bir taşa göre ölçerlermiş. Çocuklara söylemiştik bir süre önce. Bu akşam ufak olanı şöyle diyordu: ‘İşte dünyanın ortası’ Sultanahmet vakit iftar. Cıvıl cıvıl at meydanı. Hatta faytonlar sayesinde at kokuları da var. 🙂 Sultanahmet hınca hınç dolu. Yanı başındaki ma’bedin gözü yollarda. İnsan ma’bed kavramını sorguluyor ister istemez…

Lanet Olsun!

(Ekim 9, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Chirchil’e atfedilen bir söz var; “Türkiye 45 kiloluk bir adamdır. 50 kiloya çıkarsa 45′e düşürülmesi, 40 kiloya düşerse yine 45′e çıkarılması gerekir.” Bir süredir yaşadığımız gelişmeyi aşağılara çekmek için terör kullanılıyor. Kuklalar oynatılıyor. Dağlar kahpeliklere ev sahipliği yapıyor. Sözüm ona dostların silahları ölüm oluyor. Henüz baharında fidanlar yere düşüyor. Havada kan kokusu var. Soysuzlar ölüm kusuyor. Bir yerden 12, bir yerden 15, bir yerlerden 3-5… canlar düşüyor, canlara ateş düşüyor.

Okumaya devam et

Ölü İslam

(Ekim 4, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Tartışma gırla gidiyor yine. Bu kez mevzu; “ılımlı islam”. Bir öncekinin “Siyasal İslam’dı. Bir öncekinin öncesinde de Radikal İslam gündemdeydi. yine herkes hemfikir Müslümanlığından övünerek ahkam kesiyor. Her türlü İslam, her önüne gelen tarafından yerden yerden vuruluyor. İster istemez şöyle bir şey mi söyleniyor; ne ılımlı, ne siyasal, ne radikal İslam, en iyi İslam ölü İslamdır.

İnşallah

(Eylül 1, 2007, baydaroglu.blog.com)  

undefined

Kıvrım kıvrım kıvrılıp, her daim başka bir mekanda, başka bir kıyafetle, başka bir pozisyonla ağrılarının geçebileceği zannıyla zamanı eritmek… 20 gün, her saniyesi 20 günden daha uzun bir zaman. Hayatında dönüm noktası olacağını sanıyor insan. Yanılıyor… Bırakın geçmesini, geçme temayülü oluşunca bile hatırlanmıyor. O hatırlanmayan zamanları, kimliği her ne olursa olsun kimse yaşamaz inşaallah.

Hilafeti Bile Getirirsiniz

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

29 kASIM 1955 DP grubu kendi hükümeti hakkında gensoru verdi. Yolsuzluğa karışan bakanların kellesini istiyorlardı. Aldılar. Ticaret ve Ekonomi Bakanı Sıtkı Yırcalı, Maliye Bakanı Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu… Grup hızını alamamıştı. Menderes bir yatıştırma konuşması yaptı. Kendini kurtarmak için son hamlesiydi bu. “İsimleri suistimallere karışan tüm bakanların istifasını istiyorum” dedi. Alkış tufanı koptu.

Okumaya devam et

Vahidettin’e Göre 3 Hatası

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined
“Paşa, sana samimi itiraflarda bulunacağıma söz verdim; öyeyse üç hata yaptığımı da itiraf etmek zorundayım: Herşeyden önce, ağabeyim Sultan Reşad’ın ölümünden sonra tahtı kabul etmemeli, tam tersine reddetmeliydim.

Okumaya devam et

Daha da Utangaç Yöntemler

(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

“…. O zamanlarda adalet dağıtan sayısız belediye başkanı, piskopos, rahip ve baş rahip olduğunu, Seine Nehri’nde yasalara uygun olarak insan boğulduğunu da unutmamak gerekir.

Okumaya devam et