ERDOĞANSIZLIK

Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde başı açıklar otobüslere binemeyecekti.
Erdoğan, başbakan seçildiğinde içki yasaklanacaktı.
Erdoğan, cumhurbaşkanı olduğunda diktatör olmuştu.
Erdoğan, darbeyle karşılaşınca yurt dışına kaçacaktı.
Bunlar ve bunlar gibi nice iftiraların hiç biri olmadı.

Erdoğan’a yönelik iftiraların üzerine kurulan nefret mühendisliği ise pervasızca işledi, işletildi.
Yabana atılır bir başarı sağlamadılar.
Nükleer silahı olmayan Irak’a nükleer silah nedeniyle müdaheleyi meşrulaştırırken kullandıkları metodları kullandılar.
Hayatının tamamı toplumun gözü önünde olan bir lideri, toplumun bir kesiminin gözünde kararttılar.
Erdoğan’la ilgili tarafsız bir tutum takınanları bile mahalle baskısı altında ezdiler.

Okumaya devam et

Masayı Kaldırıp Yerine Atatürk Koymuşlar FB-GS 4

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Okumaya devam et

Arap Evinde “Ne Mutlu Türküm” Demek FB-GS 3

Oynanamayan Fenerbahçe – Galatasaray Süper Kupa Maçıyla ilgili olayın üç faili bir açıklama yayınladılar. Fenerbahçe, Galatasaray ve Futbol Federasyonu açıklamayı iletişim kanallarından yayınladılar.

Açıklama şöyle:
“Kamuoyuna duyurulur
Cumhuriyetimizin ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun 100. Yılını yurtdışında da kutlamak amacıyla, Türk Futbolunun marka değerine ve kulüplerimize katkı sağlayacak şekilde kulüplerimizle organize ettiğimiz,
29 Aralık 2023 Cuma günü saat 20.45’te oynanması planlanan 2023 Süper Kupa müsabakası organizasyondaki bazı aksaklıklar nedeniyle Kulüplerimizle birlikte aldığımız ortak karar neticesinde ileri bir tarihe ertelenmiştir.
Ev sahibi ülkenin Futbol Federasyonu, ilgili kurum ve kuruluşlarına şu ana kadar Süper Kupa’nın organizasyonu için göstermiş oldukları çaba nedeniyle teşekkür ederiz. ”

Okumaya devam et

Bak Şu FIFA’ya FB-GB 2

Uluslararası Futbol Birliği diye bir kurum var.
FIFA diyorlar ona.
Futbolun kuralını onlar koyuyorlar.
Fenerbahçe ve Galatasaray Süper Kupa karşılaşmasında, doğal olarak futbol maçı yapacaklardı.
Suudi Arabistan’da yapacakları bu maç FIFA onayına tabiydi.

Organizatör her kimse, FIFA, TFF ve Suudi Arabistan’ın ilgili kurumuyla organize olmuştur.
Bu organizasyonda kurallar belliydi ve iki takım da bal gibi biliyordu.
Bunlar da FIFA’nın kurallarıdır.
Sana göresi, bana göresi yok.
Politik olup olmadığına FIFA karar veriyor.
Maçta kullanılacak ifade ve görsellerle ilgili izin alınmadığına göre, durum böyle.
Kafana göre takılamazsın yani.
Eğer izin aldılarsa, gösterecekler, bu kadar basit.

Okumaya devam et

Suud: “Paramızla Rezil Olduk” Diyordur – FB / GS 1

Atatürk Samsun’a çıkmadan Suudi Arabistan Türkiye’den ayrılmıştı.
Atatürk’e öfke ya da kin duymaları için herhangi bir sebep yok.
Duyduklarını da sanmıyorum.

Tam yazıya başlarken kendimi; “Suudları hiç sevmem” cümlesini kurma temayülünde buldum. “Sebebi ne olabilir?” diye düşündüm.
Ne olacak, yüzyıldır adamlar cehaletle, ihanetle, pislikle yaftalanıyor.
Eski Türkiye’nin “böyle düşüneceksiniz” dayatması yüzünden aklımdan geçmiş olabilir.
Geçiyorum.

Okumaya devam et

13 Aralık Nerede 22 Aralık Nerede?

Suna Kepoğlu Ataman Diyarbakır Milletvekili.
“Hanımağa” olarak da biliniyor.
Bilinmek bir yana ağa.
Bölücü terörün siyasi uzantısına uzak.
AK Parti milletvekili.
Siyasi geçmişinde Doğruyol Partisi de var.
Suna hanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi Bahçesi’nde, Diyarbakır’ı ve ciğer kebabını tanıtmak için bir mangal kurmuş.
Bazı vekillerle birlikte ciğer pişirmiş, çevredekilere ikram etmiş.
Bana göre yanlış.
Kim yaparsa yapsın yanlış.
Ne için yaparsa yapsın yanlış.

Ciğer mangalının kurulduğu gün, çok sayıda muhalif gazete konuyu haberleştirmiş.
Kimse ciğerden, Diyarbakır’dan bahsetmemiş ama “Meclisin Bahçesinde Mangal Partisi” diye haberler çıkmış.
Etkinlik yerden yere vurulmuş.
Bu da gayet normal.
Mekan, zaman ve muhatap dengesini kuramadığınızda, her yerde başınıza gelebilir, gelir.

Okumaya devam et

Gürültünün Altından Duygusal İşler Çıkacak

Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi, kendisi açısından tam bir fiyaskoyla sonuçlandı.

Nagehan Alçı’nın geziye katılması üzerinden başlayan polemik, kimin kimi dövdüğü belli olmayan bir mahalle kavgasını ateşledi.

Bahse konu gezide basın mensuplarıyla verilen fotoğrafta bir teknik direktör edasıyla kendinden emin ve gevşek duran Murat Ongun tam anlamıyla çuvalladı.

Bir Twitter kullanıcısı, durumu özetleyen şöyle bir tweet attı: “Devirdiğiniz çamları düzeltmekten bıktık. Sırf Atatürk’ün partisi diye koltuğa eşşek otursa oy veren benim gibi milyonlar var. Adam olun peşinizi toplamaktan yorulduk.”

Okumaya devam et

Nuri PAKDİL’den Altı Çizili Cümleler 2

Kentliler, büyük bir doğallıkla, bu yapının önünden, her gün geçip giderler.
Yeryüzünde herkes olduğu yerde donup kalacaktır.
Bir mitralyözden çıkan kurşunları andırır bakışları.
Coşku içinde seviştikleri görülür başakların.
İnsanı yalnızlaştıran sürgün türküleri yakılır yeryüzünde.
Yeryüzünün yorgunluğu geçiyor hepimize.
Mavilik, daha hızlı koşar atlardan.

Okumaya devam et

Çehov’dan Altı Çizili Cümleler

Göğsündeki broş, tıpkı dalgalar arasındaki bir kayık gibi inip çıkıyor.
Ben sizi değil, insanlığın ıstırabını öpüyorum…
Yunanca’dan sınava girmeye hazırlanan Vanya Ortepelev, evdeki tüm kutsal tasvirleri öptü.
Hayat beklenmedik şeylerle o kadar dolu ki…
Tanrı, yalnız sayfiye meraklılarına doğanın güzelliklerini anlama yeteneği vermiştir.
Yegor Semionıç, diktiğimiz her şeyi alıp götürüyor, günahlarını affettirmek için bir yere bağışlıyor.
Sobanın içinde rüzgar ağlıyor, sanki sıcak odaya bırakılmasını istiyormuş gibi, hava deliğinin kapağına vuruyordu.

Okumaya devam et

Nuri Pakdil’den Altı Çizili Cümleler

Kalbimde, yaşarken ölen insanların bedenleri…
Yazı, ezen sınıfı ezmek için yazılır.
Duadan sonra Arş’a en yakın duran, boyun eğmeyen edebiyattır, İblis’e
Silah başına! demek de, “yazı masasına oturup yazı yaz!” demektir.
Yöneticinin gözüne koltuk tozu kaçınca, ulusunu tanıma olanağı yok.
Öyle demez mi Exupery, “İnsan olmak, sorumlu olmanın ta kendisidir.”

Okumaya devam et