(Ocak 4, 2020 baytarisak.blogspot.com)

Büyük ustaların eserlerini takdir etmek
takipçileri için bir had aşımı sayılabilir.
Ancak hayranlık beyanında beis yok.
Martin Scorsese son eseriyle yine hayran bırakıyor.
Irishman.
Okumaya devam et(Ocak 4, 2020 baytarisak.blogspot.com)

Büyük ustaların eserlerini takdir etmek
takipçileri için bir had aşımı sayılabilir.
Ancak hayranlık beyanında beis yok.
Martin Scorsese son eseriyle yine hayran bırakıyor.
Irishman.
Okumaya devam et(Aralık 16, 2014 baytarisak.blogspot.com)

gurbette tanış
içinden mi
şu sokak, şu cami
vallahi ben de
inciden sevinçler
dökülür kelimeler
(Kasım 7, 2007, baydaroglu.blog.com)

Temel’in babası vefat eder…
Cenazeye gelen bir aile dostu Temel’e sorar:
Nasil oldu?
Cevap: 30. kattan aşağıya düşti…
(Ekim 5, 2007, baydaroglu.blog.com)

Ramazan geldi hoş geldi. Ve gidiyor. Geldiğinde bir ay daha gençtik şimdi bir ay daha yaşlı (olmak üzereyiz). Bizleri farklı bir iklimin kollarına bıraktığı için minnettarız. Yaşadığımız değişikliğin, gelecek için yenilikler ve güzellikler getirmesi hepimizin temennisi. Tabi bunu istemek durumundayız. İstersek olur mu? En azından olma ihtimali daha güçlenir. Hem ‘vermek istemeseydi, istemek vermezdi’ O halde; isteyelim!
(Ekim 6, 2007, baydaroglu.blog.com)

Ürkek sevimli tavşan Türkiye’nin en batısı. Güneş batıyor. Sıcak kumlar tatlı bir ılıklığa bürünüyor. Eve dönme vakti. Tozlu yollarda salına salına yol alıyoruz. Tatlı bir karanlık çökerken tırmanıyoruz ve ürkek bir çift göz görüyoruz. Ne yapacağını şaşırmış. Macerasının sonlanmasından korkuyor. Duruyoruz. Birden kendine geliyor ve hızla ağaçların arasında kayboluyor.
Okumaya devam et(Ekim 7, 2007, baydaroglu.blog.com)

Roma’lılar dünya kentlerinin merkeze uzaklığını yeraltı sarnıcının yanı başındaki bir taşa göre ölçerlermiş. Çocuklara söylemiştik bir süre önce. Bu akşam ufak olanı şöyle diyordu: ‘İşte dünyanın ortası’ Sultanahmet vakit iftar. Cıvıl cıvıl at meydanı. Hatta faytonlar sayesinde at kokuları da var. 🙂 Sultanahmet hınca hınç dolu. Yanı başındaki ma’bedin gözü yollarda. İnsan ma’bed kavramını sorguluyor ister istemez…
(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)

Hepimiz silahlara, kana, kavgaya karşıyız. Bu planları bütün dizilerden, filmlerden kaldırmak lazım. Yani en azından herkes öyle söylüyor. Buna karşılık silah, kan ve kavga olmayan dizileri de seyretmiyoruz. Hatta bu planlar birazcık azaldığında bile… Misal; kurtlar vadisi -pusu-
(Mayıs 9, 2007, baydaroglu.blog.com)

İyi insanlar iyi atlara binip gitmişler… Bu durumda iyi at yetiştirmek farz oluyor. Zira kalan iyi insanların kötü atlara binmesi kabul edilemez. 🙂
(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

Ana gibi yar, bağdat gibi diyar olmaz… vallahil!
Bütün annelerin anneler günü kutlu olsun.
Ellerinden hürmetle öpüyorum.
(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

Her insanda farklı bir dünya yaşıyor. Bu; ortak çizgisi olan, tanımlanabilir bir şey de değil maalesef. Ritim tutturmak zor. Bir süre sonra böyle bir gayrette olmuyor zaten. Harmanlanamamış farklılıklarımızla devam ediyor hayat. Tam harman tuttu denince bu sefer biz olmuyoruz. Yeni bir dünyada, farklı dünya sahibi insanlar boğuşmaya başlıyor bu kez… Dönüyor dünya.