Canım Benim Yesinler Senin Duyarlılıklarını

(Haziran 13, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Gündemden pirim yapma ihtimali ortadan kalkı. O zaman söyleyebilirim. O reklamı biz yaptık. Hani şu markadan daha bilinir hale gelen slogan varya onu. ‘Giyinmek Güzeldir’. Firma giyim sektörüne girmişti. Çok basit, düz, anlaşılır, sade aynı zamanda iddialı bir şey arıyorduk. Hatırlıyorum Gökçeada’daki pansiyonun balkonunda söylemiştim ilk kez. Giyinmek Güzeldir diye.

Okumaya devam et

Giden Ok Gerilen Yay

(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com) 

undefined

Kendi evrenimiz dışındaki hayatı yakalayan çeşitli meslekler vardır. İşin doğası gereği bir çok insanla yüz yüze olurlar. Misal; taksiciler.

Bugün 4 taksiye bindik. Serde merak var ya sorduk?

Okumaya devam et

Günah Çıkartıyor

(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Zekeriya beyaz hoca rahip olmalıydı. İyi günah çıkarıyor. Günah çıkarırken başka bir beklentisi de var mı insan merak ediyor? Hani nolmaz nolmaz bir günah ta ben işlerim diye. Kaldığı otelde meraktan pay TV’leri karıştırdığını, aman Allah’ım ne çirkin şeyler, dediğini hatırlayınca insan başka bir şey düşünemiyor. Aslında içi gidiyor, bir de kaldırsa hoca pekala katılacak muhabbete… Belki o zaman işlenen günahları kategorik bir ayrıma da tabi tutabilir. Mesela; şu hareket böyle, bu şöyle, aslında burdan olursa pek de bir zararı yok, o kadar tatlı ki bittikten sonra bir tövbe kafi vb. Belki ileride kendinden bu gibi derecelendirmeler de duyacağız. Ne demişler; “salatalık hırsızı kışın ortaya çıkar”. Mevsim bir bitsin hocada kaynak bol gibi…

Bir Sürü Soyad

(Nisan 30, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined

Mumcu; soyadı muhtemelen mum’a bulaşık olmaktan geliyor. Eriyik bir madde olarak ortalıkta dolaşıyor. Allah’tan herhangi bir şekilde bulaşmadığımdan tiksinmeme gerek yok.

Ağar; babası ya da dedesi: Ağarma, beyazlama, temizlenme fiillerinden türetmiş olsa gerek soyadını. Derin devlet olarak nam salmış. Çok derinde kaldığından kendini tanımlamaya fırsat bulamamış. Allah’tan Cumhurbaşkanlığı krizi oldu da biz onu tanımlama fırsatı bulduk. Emir vereni olmadığında bir işe yaramaz olduğunu gösteriverdi. Liderliği bir anda paçavraya döndü.

Okumaya devam et

12 Eylül

(Eylül 14, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined
Siyah beyaz ekranda ileride tonton bir ressam olacağını tahmin bile edemeyeceğimiz biri yeni kuralları koyuyordu. Sokaklar bomboş ben çocuktum. Kime karşı korunduğu bilinmeyen mahallemizin korucuları yoktu ortada. Seneler herbirini başka sahnelere taşıdı. Bazıları idam sehpalarında bazıları hapis damlarında bazıları gurbette bazıları magazin dünyasında bazıları… Herbiri başka bir yerde boy verdi. 13 Eylül’de başka bir dünya kuruldu. Gözyaşı ve kan legal gerekçesini buldu.

Allah’tan Elinde Fırlatacak Birşey Yok!

(Ağustos, 27, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined

Lübnan’a asker gönderme konusunda hükumet henüz bir karar almış değil. BM’nin yaklaşımı ve bölgede kesin ateşkes şartlarının oluşması bekleniyor. Talep edilen şartlar gerçekleşirse muhtemelen asker gönderme kararı alınacak. Alınan karar meclise gönderilecek ve eğer meclis onaylarsa Lübnan’a asker gönderilecek.

Okumaya devam et

Karaoğlan

(Mayıs, 31, 2006, baydaroglu.blog.com)undefined

Karaoğlan, milyonların kalbinde tahtı var. Milyonlarcamızın zihninde hiç bir izdüşüme sahip değil. Biz çocukken o gençti; binlerce gencin hiç yere heba edildiği zamanlarda. Genç olduğumuzda o artık yaşlanmıştı. Heyecanları, beklentileri, hareketleri, duruşu, konuşması herşeyi yavaşlamıştı. Kendisinin de yakalamayı beklemediği bir fırsatı, iktidarı yakalayıvermişti. Afallamıştı. Halet-i ruhiyesine mütenasip bir yönetim sergiledi. Unutulmayacak ve hatırlanmak istenmeyen bir devre imza attı.

Okumaya devam et