
Cengiz Çakmak misafirimizdi. Hasbihal ettik. Arada birkaç not aldım. Başta kendim herkesle paylaşıyorum. Cümleler bire bir hocanın cümleleri değil. Anladığım kadarını kendi cümlelerimle yazıyorum.
Okumaya devam et
Cengiz Çakmak misafirimizdi. Hasbihal ettik. Arada birkaç not aldım. Başta kendim herkesle paylaşıyorum. Cümleler bire bir hocanın cümleleri değil. Anladığım kadarını kendi cümlelerimle yazıyorum.
Okumaya devam etİlgi alanına fokuslanmak
Bir iletişim duayeni, kendisine danışanlara blog yazmayı tavsiye ediyor. Blog yazmanın kendini ve serüvenini inşaa ederken önemli olduğunu söylüyor. Kasıt çok okunmak, çok takip edilmek değil. İlgi alanına derinlemesine fokuslanmak, kendini yeniden inşa etme yolculuğunda hem kaynak hem rehber oluşturmak. Geçtiğimiz aylarda bu tavsiyesine denk gelince, yıllar önce başladığım blog serüvenim yeniden canlandırdım.

Biraz ödemli
Cem Yılmaz’ı seviyorum. Ata Demirer kadar olmasa da (!) başarılı buluyorum. Hasbi, zeki, gayretli, komik, Türkiye’li, biraz ödemli. Son gösterisinde öyle diyordu, öyleydi. Ayrıca, Ali Koç için yardım toplayacak kadar iyiliksever. Her değerlendirmesinin toplumsal bir karşılığı var. NFT ve Netflix açılımıyla birlikte biraz sanattan biraz sanaldan geçiniyor.


Sinir uçları
Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirecek, belirleyecek, yönlendirecek temalar var. Atatürk, Cumhuriyet, İslam, Cami, Laiklik, Kürtçe, Alevilik, Cemevi ve Osmanlı bunlar arasında en önemlileri. Her biri aynı zamanda toplumsal duyarlılıklar ve travmaların sinir uçları. Bu temalarda, bazen teammüden bazen kazara, fakat çokça teste tabi tutuluyoruz. Tatbikatlara maruz kalıyoruz.





