ERDOĞANSIZLIK

Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde başı açıklar otobüslere binemeyecekti.
Erdoğan, başbakan seçildiğinde içki yasaklanacaktı.
Erdoğan, cumhurbaşkanı olduğunda diktatör olmuştu.
Erdoğan, darbeyle karşılaşınca yurt dışına kaçacaktı.
Bunlar ve bunlar gibi nice iftiraların hiç biri olmadı.

Erdoğan’a yönelik iftiraların üzerine kurulan nefret mühendisliği ise pervasızca işledi, işletildi.
Yabana atılır bir başarı sağlamadılar.
Nükleer silahı olmayan Irak’a nükleer silah nedeniyle müdaheleyi meşrulaştırırken kullandıkları metodları kullandılar.
Hayatının tamamı toplumun gözü önünde olan bir lideri, toplumun bir kesiminin gözünde kararttılar.
Erdoğan’la ilgili tarafsız bir tutum takınanları bile mahalle baskısı altında ezdiler.

Okumaya devam et

Masayı Kaldırıp Yerine Atatürk Koymuşlar FB-GS 4

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Okumaya devam et

13 Aralık Nerede 22 Aralık Nerede?

Suna Kepoğlu Ataman Diyarbakır Milletvekili.
“Hanımağa” olarak da biliniyor.
Bilinmek bir yana ağa.
Bölücü terörün siyasi uzantısına uzak.
AK Parti milletvekili.
Siyasi geçmişinde Doğruyol Partisi de var.
Suna hanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi Bahçesi’nde, Diyarbakır’ı ve ciğer kebabını tanıtmak için bir mangal kurmuş.
Bazı vekillerle birlikte ciğer pişirmiş, çevredekilere ikram etmiş.
Bana göre yanlış.
Kim yaparsa yapsın yanlış.
Ne için yaparsa yapsın yanlış.

Ciğer mangalının kurulduğu gün, çok sayıda muhalif gazete konuyu haberleştirmiş.
Kimse ciğerden, Diyarbakır’dan bahsetmemiş ama “Meclisin Bahçesinde Mangal Partisi” diye haberler çıkmış.
Etkinlik yerden yere vurulmuş.
Bu da gayet normal.
Mekan, zaman ve muhatap dengesini kuramadığınızda, her yerde başınıza gelebilir, gelir.

Okumaya devam et

Gürültünün Altından Duygusal İşler Çıkacak

Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi, kendisi açısından tam bir fiyaskoyla sonuçlandı.

Nagehan Alçı’nın geziye katılması üzerinden başlayan polemik, kimin kimi dövdüğü belli olmayan bir mahalle kavgasını ateşledi.

Bahse konu gezide basın mensuplarıyla verilen fotoğrafta bir teknik direktör edasıyla kendinden emin ve gevşek duran Murat Ongun tam anlamıyla çuvalladı.

Bir Twitter kullanıcısı, durumu özetleyen şöyle bir tweet attı: “Devirdiğiniz çamları düzeltmekten bıktık. Sırf Atatürk’ün partisi diye koltuğa eşşek otursa oy veren benim gibi milyonlar var. Adam olun peşinizi toplamaktan yorulduk.”

Okumaya devam et

Türkiye’nin Yeni Lideri

(Ocak 8, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Gençler biliyor.
Daha çok okuyorlar.
Daha çok görüyorlar.
Daha çok geziyorlar.
Büyüklerinden daha çok biliyorlar.
Büyüklerin gençlerden şikayetlenmesi belki de bundandır.
Belki de yeni bir dünya kurmalarındandır.

Okumaya devam et

Mesele Darbe Değil

(Aralık 22, 2014 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Darbe iktidarı ele geçirmenin gayri meşru bir yöntemidir.
Fahişelik mi darbecilik mi daha eski meslektir bilmiyorum ama darbenin olmadığı bir insanlık macerası yazmak mümkün değildir. Millet olarak darbe ile ilk kez karşılaşmıyoruz.17-25 Aralık’tan sonra şahit olduklarımız bir darbe atlattığımızı gösteriyor.

Okumaya devam et

Yiğit Bulut ve Ezan Sesi

(Aralık 9, 2014 baydaroglu.blog.com)

undefined

Tarihimizde yürek burkan binlerce sahne vardır.
Bence en içlisi paralı müslüman askerlerin, Ezan sesini duymaları üzerine müslümanlarla savaştıklarını anladıkları sahnedir.
Rivayete göre imanları profesyonelliklerinin önüne geçmiş, müslümanların yani Osmanlı ordusunun yanına geçmişlerdir.
İnanç ve profesyonellik arasında tercihlerini inançtan yana yapmışlardır.

Okumaya devam et

Madem Öyle Seçim Ne İş?

(Mart 14, 2009, baydaroglu.blog.com) 

undefined

29 Mart yaklaşıyor.
Herkes harala gürele çalışıyor.
Herkes dediğim, mesleği siyaset olanlar.
Biraz da biz iletişimcilere iş düşüyor. Vatandaşın gerçekten çok farklı gündemleri var, korkuları var.
Onun için vatandaşın seçimle içli dışlı olduğunu söylemek güç.
Siyaset yapıcılar, propaganda da sınır tanımıyor.

Okumaya devam et