(Şubat 06, 2020 baytarisak.blogspot.com)

Demirel, Ecevit, Özal, İnönü, Türkeş, Erbakan…
80’li yılların siyasetinde başrol onlarındı.
Bir yandan “Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım” demiş bir alimden dersleniyor bir yandan siyasete ilgi duyuyordum.
Demirel, sanki sahne sanatları icra ediyor, hokus pokus yapıyordu.
Ecevit, ya kara sevdaya tutulmuş ya da tutulduğunu sanan bir şairdi.
Özal, gariban evin iyi eğitim almış, kelimeleri değişmiş, ailesine yabancılaşmış çalışkan çocuğuydu.
İnönü, siyaset kanına şırıngayla verilmiş, ihtiyaçtan oyuncuydu.
Türkeş, sevdiğim iki ağabeyim ve neredeyse bütün sülalemin peşinden koştuğu akıncı beyiydi.

