KÜRESEL YABAN

“Tüm saygılarını kötülere ve adaletsiz davrananlara yöneltecekler”

Altın çağ. Altın ütopya. Her derde deva.
Yüzyıllardır insanları peşinde koşturuyor.
Bazı Amerikalılar, Altın Çağlarının Trump’la başladığına inanıyor.

100 Dolar Trump
İki temsilciler meclisi üyesi “Altın Çağ 2025 Yasa Tasarısı”nı hazırlamış.
Meclise sunulan tasarının temel önerisi, altın çağın altın lideri Trump’ın resmini 100 dolarlık banknotların üzerine basmak.
Kısmetse 2028’de sayın Trump’ın resimleri 100 dolarlık banknotlarla birlikte dünyanın her köşesinde olacak.

Okumaya devam et

Berlin’de Sömürgeci Parmağı

Berlin’e 4 gün yetmez ama elde o kadar vardı.
UBahn, SBahn, Otobüs ve 92000 adımla dolaştım.
Tiegarten, Olimpiyat Stadyumu, Bunker, Check Point Charli, Brendenburg Tor, Sovyet Anıtı, Zafer Anıtı, Berlin Katedrali vs. epey yer gördüm.
Wedding’te kelle paça, merkezde pizza, noel pazarında makarna yedim.

Üstün ırk olmak için yola çıkıp İngiliz Yahudi Medeniyetinin sömürgesi olmaya varmışlar.
Hristiyanlıktaki orijinal günah yüküne Berlin’de bir şey daha eklemişler: Orijinal suçluluk.
2. Dünya Savaşı’nda suç işlediklerini her yerde her Alman’a hatırlatıyorlar.
Alman sömürgelerinde yaptıklarından bir bahis yok ama her yerde Yahudilere yapılanlar var. Hitlerin intihar ettiği sığınakta gördüğüm Almanlar, babalarının zalimliklerine kahrediyorlardı.
Bas bas bağıran propagandaya bakılırsa, sanırım her Alman kendini suçlu hissederek yaşıyor.

Okumaya devam et

KİM BİLİR?

31 Mart 2024 – 9

İnsanın ürettiği her obje, hareket ve eser temel bir mesaj içerir. Temel mesaj genelde yalnız değildir. Kendisine eşlik eden yan mesajlar vardır. Örneğin: Bir kalkan savunma aracıdır. Kalkanın üzerinde haç varsa yan mesaj Hristiyanlıktır. İnsan bazen temel ve yan mesajlarla yetinmez. Normal insan algı limitlerinin altında kalacak düzeydeki işaretlerle bilinçaltı mesajları üretir. Bunları eserlerine işler. Dünya çapında büyük üne kavuşmuş pek çok sanatçının eserinde subliminal mesajlar yer alır. Bu mesajların keşfine halen çalışılmaktadır. Edirne Selimiye Camii’nde küçük bir sütunda bulunan, Hristiyanlarca kutsal kabul edilen Ters Lale figürünü buna örnek verebiliriz. Hakkari, Van yöresinde yetişen bu çiçeğin Osmanlı’nın en görkemli mimari eserlerinden birinde bir köşeye saklanmasını manidar bir mesaj olarak değerlendirilir. Çünkü Mimar Sinan bir Hristiyan devşirmesidir.

25. KARE

Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler filminde Müslüm Duralmaz karakterinin şöyle bir repliği var:”video ne güzel bir alet değil mi?” Görmediklerimizi o sayede gördük. Yeryüzü maceramızı onunla renklendirdik. “Hareketli Resim Endüstrisi”nin yakıtı film. Bir film kaç kareden oluşur. Tabii 24. Aslında tabii diye bir şey yok. Hareket hissini en iyi bu sayı verdiği için saniyede 24 kare bir standarda dönüşmüş. Te 1920’lerde. Gereken durumlarda daha fazla kare sayısı eskiden de kullanılıyordu şimdi de kullanılıyor. Ama standart 24.
Sinema sektöründe subliminal mesaj oluşturmanın adı olan “25. Kare” bu sayıdan geliyor. 25. Kare 1 saniye içindeki 24 kareye, farkedilmeyen fakat algılanan 1 kare eklenmesine deniyor. Bu karede mesajı veriyorsunuz. İnsanlar görmüyor ama güdüleniyor. Mesaj doğrultusunda harekete geçiyor.

Okumaya devam et

İmamoğlu Ne Dedi – Son

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın, Münih Güvenlik Konferansı’da katıldığı oturumun kafa sesi eşliğindeki tercümesinde, bu bölüm son. Değerlendirmemi daha sonra yapacağım.

Okumaya devam et

ÇARESİZLİK UÇURUMU

“Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır, bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.” Aliya İzzetbegoviç

Münih Güvenlik Konferansı 18-20 Şubat 2022 tarihlerinde toplandı. Konferans; “Dalgayı Çevirmek; Çaresizliği Öğrenmemek” başlıklı bir rapor yayınladı. Hem bu rapor hem de yönetici özetini web sitelerinde yayınladılar. Şüphesiz rapor katılımcıların ortak görüşü değil organizasyonun görüşü. Okurken öyle okumak lazım. Aksi halde farklı fikirleri olanlara haksızlık yapılmış olur.

Okumaya devam et

Putin; O Kadar da Uzun Boylu Değil, Hop!

Haçlılar
M.S. 1199, Kral Richard, katliamcı ve yağmacı haçlı artıklarıyla Akka’dan dönüyor. İki asker kavga eder. Kral duruma şahit olur. Bir diyalog başlar.
Kral: Cesur ve dürüst asker… Duymak istemeyeceğim bir şeyi söyleyecek kadar cesur musun? Kutsal seferimizle ilgili görüşün nedir? Tanrı, verdiğim kurbandan memnun olacak mı?
Asker: Hayır, olmayacak.
Kral: Neden böyle söyledin?
Asker: Akka’daki katliamdan dolayı efendim.
Kral: Konuş!
Asker: 2500 Müslümanı; erkekleri, kadınları, çocukları sürü olarak önümüze kattık. O sırada ayaklarımın altında, elini bağlamış genç bir kadın, bana baktı. Gözlerinde korku yoktu. Öfke yoktu. Sadece acıma vardı. Emir verdiğinizde kılıçlarımızın başlarına ineceğini biliyordu. Orada Allahsızlık yaptık. Hepimiz, Allahsızdık.

Okumaya devam et

Bak Şu Münih Güvenlik Konferansı’na

Açtım baktım
Münih Güvenlik Konferansı, alakasızlığın alakasıyla; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın İngilizce konuşma kabiliyeti münasebetiyle Türkiye’de gündem oldu. Neye hizmet ediyorlar, ne yapıyorlar merak ettim. Web sitesini açtım, baktım.

Okumaya devam et

ABD Devi Kofmuş

(Mart 30, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

“Evvel zaman iken, deve tellal iken, saksağan berber iken… Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. İp koptu, beşik devrildi. Anam kaptı maşayı, babam kaptı meşeyi, döndürdüler dört köşeyi. Dar attım kendimi dışarı…” Masal Tekerlemesi

Okumaya devam et

Tatbikat

(Mart 23, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

NASA Mars’ta su arıyordu.
Çin ayın karanlık yüzünde yürüyüşe çıkmıştı.
Bilim Kurgu filmlerini aratmayan bir devri yaşıyorduk.
Uzaylılar bugün yarın bu göz kamaştırıcı dünyayı keşfe geleceklerdi.
Kadere bak, öyle olmadı.
Yarasa Kanadı Çorbası’ndan türeyen bir virüs dünyayı esir aldı.
Toplamı kaç kilo çeker bilmiyoruz ama dünyadan ağır bastığı kesin.
İnsanlığın binlerce yılda kurduğu medeniyeti ters yüz ediyor.
Eski dünya; sistemleri, devletleri, liderleri, teknikleri ile virüsle savaşta can çekişiyor.

Okumaya devam et

Çin

(Mart 21, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Şubat’ın ilk hafta sonu Safranbolu’daydık.
Çin, Wuhan, Corona…. bu üç kelime henüz aynı anlama geliyordu.
Kaldığımız pansiyonda birkaç çekik gözlü vardı.
Tedirginliğimizi fark eden pansiyon sahibi; “çekinmeyin bunlar Çinli değil Tayland’lı” diye açıklama yaptı.
Çekik gözlülerden herkes kaçıyordu.
Bu nedenle Çinli olmayan çekik gözlüler, dijital çantalarından “Ben Çinli Değilim” mesajları yayınlıyordu.

Okumaya devam et