AŞKIN BİR MEYDAN OKUMA

DİNLEDİLERSE ANLADIKLARINDAN ANLADILARSA NİYETLERİNDEN…
Devlet Bahçeli, şahsi ve siyasi bütün varlığını ortaya koyarak yeni bir dönemin kapılarını araladı.
22 Ekim 2024 MHP Meclis Grubu konuşması tam bir manifestoydu.
11 Temmuz 2025 tarihinde, terör örgütü, ellerine tutuşturulmuş silahları ateşe verdi.
12 Temmuz 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, coğrafyamız için yeni bir çağın kapılarını açtı. Kızılcahamam’da yaptığı konuşma, Devlet Bahçeli’nin vizyonunu, tahminimizi aşacak düzeyde genişletti.

AK Parti sözcüleri, konuşmanın çok önemli mesajlar içereceğini ifade etmişlerdi. Herkes, yakın tarihli, hızlı aksiyon açıklamaları bekliyordu. Beklenti yüksekti. Konuşma içeriği bu beklentileri aşan açıklamalardı. İstikameti beklentiden farklı olduğu bir kesim tarafından anlaşılmadı, anlaşılmak istenmedi. Ne derse desin, kim derse desin Cumhurbaşkanı büyük bir meydan okumayla yeni bir dönem başlattı. Hepimize, insanlığa hayır getirsin.

Okumaya devam et

HAKİKAT

31 MART 2024 – 12

Her topluluk aynı zamanda farklılıkların toplamı. İçinde iyisi var kötüsü var, güzeli var çirkini var, ahlaklısı var ahlaksızı var. Topluluğu var eden çerçeve tekil olanları bir arada tutsa da farklılıkları yok etmiyor. Siyasi düzlemin toplulukları partiler. Partiler envai çeşit insandan oluşuyorlar. İçindeki tekil insanlar siyasi partiyi mutlak iyi ya da mutlak kötü yapmıyor. Münferit olaylar da öyle. CHP için böyle olduğu gibi AK Parti de böyle.

AK Parti ve benzer partilerle CHP ve benzer partiler arasındaki fark, partiler içindeki bireylerin kimliklerinden kaynaklanmıyor. Bu siyasi toplulukları bir arada tutan kabuller ve hedeflerden kaynaklanıyor. Vatan, millet, bayrak, tarih, bugün ve geleceğe yükledikleri anlam asıl farkı oluşturuyor. AK Parti yenilmiş ve fakat ezilmemiş dolayısıyla tekrar ayakları üzerinde doğrulduğunda dünyaya nizam verecek bir ülke tasavvuruna sahip olmayı öngörürken, CHP ve benzerleri yenilmiş ve yeni sınırlarında, eski sınırlarındaki haklarından vazgeçerek zafer sahipleriyle içerde ve dışarda uyum içinde yaşamayı var olmak için gerek ve yeter şart olarak öngörüyor.

Okumaya devam et

SINIR

31 Mart 2024 – 11

31 Mart yerel seçimlerinde sonuca etki eden hususlardan biri grileşmiş yetki, sorumluluk ve görev sınırları oldu. Grileşen alanda CHP’nin sesi yükseldi. AK Parti’nin sesinin duyulduğu alan daraldı.

Büyük Buluş
Sınır çizmek dünya tarihinin en büyük buluşları arasında. Mülkiyet kavramı sınırlar çeke çeke genişledi. Her sınır yeni ilişkiler tayin etti. Engeller ve hürriyetlere dayanak oldu. Normal ve a normal, helal ve haram, yasal ve yasal olmayan sınırlara göre belirlendi. Birbirine benzeyen, güven içinde birlikte yaşamak isteyen topluluklar özel sınırları da kuşatan genel sınırlar çizdiler. Köyler, beldeler, şehirler, ülkeler tarih sahnesine böyle çıktı.
Her bir sınır kümesi binlerce ilişkinin merkezi oldu. İlişkileri düzenlemek üzere aynı ortak sınırda yaşayan herkesin itaat edeceği düzenleyici otoriteler tesis edildi. Bu otoritelerin en büyüğü olarak “devlet” kuruldu. Toprak, millet, egemenlik, hukuk ve iktidar kavramları devletin sınırlarını belirledi. Bu sınırlar dünyanın farklı yerlerinde farklı insanlar tarafından sonsuz yorumlara konu oldu.

Okumaya devam et

ASİLER

31 Mart 2024 – 10

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin Ankara siyasetine karşı yerel bir başkaldırı niteliği de var.
Alışılagelmiş olan, genel merkezin dediğinin olmasıdır. Siyasi niteliği bulunan bir göreve namzet olacakların kaderi genel başkanın iki dudağı arasındadır. Milletvekilleri, parti yetkili kurulları, belediye başkan adayları, meclis üyesi adayları hep böyle belirlenir. Siyasi tarihimizde bu teamüle karşı çıkan siyasi sayısı hayli azdır. Bunlar da nevi şahsına münhasır karakterlerdir.

Son seçim aynı zamanda genel merkez iradesine meydan okuma seçimi olarak tarihe geçti. Pek çok aday namzedi partisinden istifa ederek bağımsız aday oldu. Bir çoğu kurumsal bir kimlik sunan küçük partilerden aday olarak sahneye çıktı. Asi adaylar seçim sonuçları üzerinde hatrı sayılır bir etki oluşturdu. Bazıları bir teamülü kırdı. Bazıları eski partilerine karşı seçim kazandı. Bazıları eski partilerine seçim kaybettirdi.

Okumaya devam et

KİM BİLİR?

31 Mart 2024 – 9

İnsanın ürettiği her obje, hareket ve eser temel bir mesaj içerir. Temel mesaj genelde yalnız değildir. Kendisine eşlik eden yan mesajlar vardır. Örneğin: Bir kalkan savunma aracıdır. Kalkanın üzerinde haç varsa yan mesaj Hristiyanlıktır. İnsan bazen temel ve yan mesajlarla yetinmez. Normal insan algı limitlerinin altında kalacak düzeydeki işaretlerle bilinçaltı mesajları üretir. Bunları eserlerine işler. Dünya çapında büyük üne kavuşmuş pek çok sanatçının eserinde subliminal mesajlar yer alır. Bu mesajların keşfine halen çalışılmaktadır. Edirne Selimiye Camii’nde küçük bir sütunda bulunan, Hristiyanlarca kutsal kabul edilen Ters Lale figürünü buna örnek verebiliriz. Hakkari, Van yöresinde yetişen bu çiçeğin Osmanlı’nın en görkemli mimari eserlerinden birinde bir köşeye saklanmasını manidar bir mesaj olarak değerlendirilir. Çünkü Mimar Sinan bir Hristiyan devşirmesidir.

25. KARE

Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler filminde Müslüm Duralmaz karakterinin şöyle bir repliği var:”video ne güzel bir alet değil mi?” Görmediklerimizi o sayede gördük. Yeryüzü maceramızı onunla renklendirdik. “Hareketli Resim Endüstrisi”nin yakıtı film. Bir film kaç kareden oluşur. Tabii 24. Aslında tabii diye bir şey yok. Hareket hissini en iyi bu sayı verdiği için saniyede 24 kare bir standarda dönüşmüş. Te 1920’lerde. Gereken durumlarda daha fazla kare sayısı eskiden de kullanılıyordu şimdi de kullanılıyor. Ama standart 24.
Sinema sektöründe subliminal mesaj oluşturmanın adı olan “25. Kare” bu sayıdan geliyor. 25. Kare 1 saniye içindeki 24 kareye, farkedilmeyen fakat algılanan 1 kare eklenmesine deniyor. Bu karede mesajı veriyorsunuz. İnsanlar görmüyor ama güdüleniyor. Mesaj doğrultusunda harekete geçiyor.

Okumaya devam et

MAĞDUR

31 Mart 2024 – 7

Bir İstanbul beyefendisi olarak Dr. Mimar Kadir Topbaş 1999 yılında Beyoğlu Belediye Başkanı seçildi. Gösterdiği yönetim anlayışı kendisine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yolunu açtı. Girdiği ilk seçimi kazandı. 2004-2017 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe girişiminin sosyal ve siyasal psikolojiyi alt üst ettiği bir dönemde, 22 Eylül 2017’de istifa etti. Aslında olan görevden el çektirmekti.
Herkes bir takım tahminlerde bulundu ama suçu neydi kimse emin olamadı. AK Parti siyaset geleneğinin Kadir Abisi, İstanbul seçmeninin Kadir Babası, İstanbul’u yönetebilecek en ideal profil olarak kabul edilen başkan mağdur edildi. Çok sürmedi 13 Şubat 2020’de vefat etti. Allah rahmetiyle muamele etsin. Herkes ardından hayırla konuştu, konuşuyor.

Okumaya devam et

SOSYAL MEDYA

31 Mart 2024 – 5

İnsanın kendini ifade etmesinin ötekini anlamasının tek yolu dil.
Yeryüzü maceramızda ne ürettiysek onun sayesinde ürettik.
Yazıyı, dili kayıt altına almak için icat ettik.
Kağıdı, kaydı kolaylaştırmak için bulduk.
Matbaayı aynı anda çok sayıda insana bildiklerimizi anlatmak için keşfettik.
Telsiz, radyo, televizyon, bilgisayar, internet hepsini kendimizi daha iyi ifade etmek, ötekini daha iyi, etkin, hızlı anlamak için hayatımıza kattık.
Sosyal medya da öyle, yapay zeka da…

Matematiğin, fiziğin, kimyanın, biyolojinin… bütün temel bilimlerin,
Psikolojinin, sosyolojinin, ekonominin… bütün sosyal bilimlerin,
Teknolojinin, sanayinin, üretimin… bütün sosyal faaliyetlerinin temel taşı dil.

Okumaya devam et

İZAFİYET

31 Mart 2024 – 1

Sandığa gittik.
CHP seçim kazandı.
İzafiyet Teorisi’nin iki ön kabulünden biri şöyle:
“Fizik yasaları evrenin her yerinde ve bütün eylemsiz referans sistemlerinde aynı şekilde işler.”
Ölçüye vurulan sosyal meselelerde de böyle.
Artı 1 alan seçimi kazanır.
Sayın İmamoğlu mutlak bir zafer kazanmıştır.
Bu başarı tebriği hakeder.
Tebrikler.

Einstein’i bahsettiğim ön kabule götüren keşiflerinden biri:
“4 boyutlu evrende “aynı anda olma” kavramı da mutlak değildir, görelidir, yani aynı andalık gözlemciden gözlemciye değişir.”

Okumaya devam et

ERDOĞANSIZLIK

Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde başı açıklar otobüslere binemeyecekti.
Erdoğan, başbakan seçildiğinde içki yasaklanacaktı.
Erdoğan, cumhurbaşkanı olduğunda diktatör olmuştu.
Erdoğan, darbeyle karşılaşınca yurt dışına kaçacaktı.
Bunlar ve bunlar gibi nice iftiraların hiç biri olmadı.

Erdoğan’a yönelik iftiraların üzerine kurulan nefret mühendisliği ise pervasızca işledi, işletildi.
Yabana atılır bir başarı sağlamadılar.
Nükleer silahı olmayan Irak’a nükleer silah nedeniyle müdaheleyi meşrulaştırırken kullandıkları metodları kullandılar.
Hayatının tamamı toplumun gözü önünde olan bir lideri, toplumun bir kesiminin gözünde kararttılar.
Erdoğan’la ilgili tarafsız bir tutum takınanları bile mahalle baskısı altında ezdiler.

Okumaya devam et

Masayı Kaldırıp Yerine Atatürk Koymuşlar FB-GS 4

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Okumaya devam et