Tıkır tıkır yorum kasma eğilimi yüksek. Okunmayan, izlenmeyen, dinlenmeyen konuların sosyal medyadaki küçücük yansıları yorum yağmuruna tutuluyor. Bir bilme sanrısına tutulmuş insanlar, her şeyi bilmediklerinden habersiz.
Gerçeklik ve hakikat arayışı bir yana cehaleti daha da karanlıklaştıran ön yargı infazları yapılıyor, yargısız infazlara rahmet okutan. Pervasızlık; bi haberlik, gamsızlık; “ben buradayım” bağırıyor.
Her topluluk aynı zamanda farklılıkların toplamı. İçinde iyisi var kötüsü var, güzeli var çirkini var, ahlaklısı var ahlaksızı var. Topluluğu var eden çerçeve tekil olanları bir arada tutsa da farklılıkları yok etmiyor. Siyasi düzlemin toplulukları partiler. Partiler envai çeşit insandan oluşuyorlar. İçindeki tekil insanlar siyasi partiyi mutlak iyi ya da mutlak kötü yapmıyor. Münferit olaylar da öyle. CHP için böyle olduğu gibi AK Parti de böyle.
AK Parti ve benzer partilerle CHP ve benzer partiler arasındaki fark, partiler içindeki bireylerin kimliklerinden kaynaklanmıyor. Bu siyasi toplulukları bir arada tutan kabuller ve hedeflerden kaynaklanıyor. Vatan, millet, bayrak, tarih, bugün ve geleceğe yükledikleri anlam asıl farkı oluşturuyor. AK Parti yenilmiş ve fakat ezilmemiş dolayısıyla tekrar ayakları üzerinde doğrulduğunda dünyaya nizam verecek bir ülke tasavvuruna sahip olmayı öngörürken, CHP ve benzerleri yenilmiş ve yeni sınırlarında, eski sınırlarındaki haklarından vazgeçerek zafer sahipleriyle içerde ve dışarda uyum içinde yaşamayı var olmak için gerek ve yeter şart olarak öngörüyor.
Sinir uçları Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirecek, belirleyecek, yönlendirecek temalar var. Atatürk, Cumhuriyet, İslam, Cami, Laiklik, Kürtçe, Alevilik, Cemevi ve Osmanlı bunlar arasında en önemlileri. Her biri aynı zamanda toplumsal duyarlılıklar ve travmaların sinir uçları. Bu temalarda, bazen teammüden bazen kazara, fakat çokça teste tabi tutuluyoruz. Tatbikatlara maruz kalıyoruz.
Ramazanın ilk günlerinde hastaneye götürdüğümüz üst komşunun babası artık acı çekmeyecek. Öldü. Babam, annemin babası, anne annem, dayım, teyzemin oğlu, ablamın kocası, en yakın arkadaşım… Onlar da öldü. Tüm ölenler gibi ardlarından yarım kalmış hikayeler bıraktılar. Yaşamın bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğunu bir kez daha hatırlatarak gittiler… Rahmet yanlarında olsun…