Güzellik İsteyelim

(Ekim 5, 2007, baydaroglu.blog.com)

undefined


Ramazan geldi hoş geldi. Ve gidiyor. Geldiğinde bir ay daha gençtik şimdi bir ay daha yaşlı (olmak üzereyiz). Bizleri farklı bir iklimin kollarına bıraktığı için minnettarız. Yaşadığımız değişikliğin, gelecek için yenilikler ve güzellikler getirmesi hepimizin temennisi. Tabi bunu istemek durumundayız. İstersek olur mu? En azından olma ihtimali daha güçlenir. Hem ‘vermek istemeseydi, istemek vermezdi’ O halde; isteyelim! 

Okumaya devam et

Dünyanın Ortası

(Ekim 7, 2007, baydaroglu.blog.com) 

undefined

Roma’lılar dünya kentlerinin merkeze uzaklığını yeraltı sarnıcının yanı başındaki bir taşa göre ölçerlermiş. Çocuklara söylemiştik bir süre önce. Bu akşam ufak olanı şöyle diyordu: ‘İşte dünyanın ortası’ Sultanahmet vakit iftar. Cıvıl cıvıl at meydanı. Hatta faytonlar sayesinde at kokuları da var. 🙂 Sultanahmet hınca hınç dolu. Yanı başındaki ma’bedin gözü yollarda. İnsan ma’bed kavramını sorguluyor ister istemez…

Yeni Acı Nöbeti

(Eylül, 26, 2006, baydaroglu.blog.com) 

undefined
Saat kaç? Zil neden böyle amansız çalıyor. Ben Ramazan’da biraz daha uzun boylu uyumayacak mıydım? Çaresiz kalkıyorum. Komşu heyecanlı, korkulu, ricacı. Ne olduğunu anlamadan giyiniyorum. yukarıdayım….

60 yaşlarında beyaz saçlı amca etrafa saldırıyor… Komşunun babası; akciğer kanseri. odada bir süre yalnız kalınca korkmuş. Şuurunu kaybetmiş… Zor güç arabaya bindiriyor yola çıkıyoruz. 5 yıldızlı otele dönmüş SSK’dayız… Bildik koşturma, bildik öfke, bildik vurdumduymazlık devam ediyor… Amca yavaş yavaş kendine geliyor… Eve dönüyoruz. O yeni bir acı nöbetini bekleyecek, bizim yeni bir anımız var… Her tarafım ağrıyor. Etim acıyor…