“AY BEN ŞOK”! *

Hay görmez olaydım! Gördüm.
Yaş gününü kutlamaya hazırlanan bir kız, “ben ne yapacağım şimdi” diyordu.
Bir başkası, story atamadıktan sonra hayatın ne anlamı olduğunu sorguluyordu.
Fotoğraf, video paylaşamayacağı için tatilini iptal edenler, nişanını erteleyenler…
Instagram kapanınca Instamanya’nın boyutlarını gördüm.
“Ay ben şok” !

Annesinin, babasının, kardeşlerinin, evinin, mahallesinin, hayatın hayalinden başka bir yük taşımasına müsaade edilmeden çadırdan çadıra sığınmaya, ölümden ölümlere koşmaya zorlanan Filistin’in çocuklarından bu kadar ah vah işitmedim.

Okumaya devam et

BEN VARIM VE BURADAYIM

Sokak simidi güzel şey. Yanına karper iyi gider. Zeytin, bal, kaşar da olur. Hepsi mevcut. Simidin etrafında bir dünya kurmuş fırıncı. Öyle janjanlı ismi yok. Dükkan apartman altı. Büfe olayazmış da olamamış o kadar küçük. Yarısından fazlası odun fırını. Fırının önünde tezgah var. Bir yandan fırın küreği işliyor bir yandan siparişler ve hesaplar ödeniyor. Çay bir kuytuda biteviye kaynıyor. İki küçük dolapta içecekler ve küçük ambalajlı nevaleler duruyor. Simitler ve poğaçalar her dem sıcak. Öyle ki bazen yemek için beklemek gerekiyor. Dükkanın içinde üç küçük masa hizmet veriyor. Dışarıda küçük kahvehane tabureleri ve masaları konulmuş. İçerde 6 dışarıda 8 kişiyi ağırlayabilir. Alıp gidenlerin dışında kalanlar, oturma fırsatı bulduklarında buralarda oturuyorlar.

Eskiden evde kahvaltı hazırlanırdı. Şimdi mutfaklarda bardak çanak, kaşık çatal ve insan sesi azaldı. Yeme içme yerleri çoğaldı. Dükkanın önünde yer bulan çift bahtiyardı. Sonradan sarışın, güneş gözlüklü, şık spor giyimli hanımefendi eşiyle oturdu. Adamın yüzünde tıraş bıçağı arayan bir sakal vardı. Siyah tişörtü hayli giyilmiş olmalıydı. Yakaları nereye gideceklerine karar veremiyordu. Hanımefendiye göre eşi biraz dağınıktı. Kahvaltılarını keyifle yaptılar. Çaylarından birazını sona sakladılar. Tiryakiler bilir sigaraya eşlik eden çay daha bi güzeldir. Kadın yönünü sağa çevirdi. Sigarasını çıkardı, yılların verdiği ustalıkla yakıverdi. Sigaranın dumanına bir tek kendisinin bildiği okunmaz şeyler yazdı. Adam eşine eşlik etmek için sola kaykıldı. O da sigarasını ateşledi. Aralarındaki özel ilişki ne düzeydedir tabi ki bilinmez ama duman yoldaşlıkları iyiydi. Ses manzarası dumanlar kavuşurken değişti. Masadan bir çocuk sesi geldi.

Okumaya devam et

BERKAY TULGAR

Marmaray Günlükleri – 2

Türk komedi filmlerinden, Murat Menteş romanlarından fırlamışçasına gözüme takıldı. Berkay Tulgar. Yeni saç ekimi yaptırmış, muhtemelen Arap olan yolcunun kafasındaki bandajda yazıyordu. Kafasının ekim yapılmış yerleri dışındaki saçlar sakalı gibi beyazdı. İrice bir adamdı, göbeğinden yemek yemeyi sevdiği de ortadaydı. Google’a “Berkay Tulgar” yazdım. Aynı isimli adamın kliniği çıktı. Eskiden koyun kuzuları damgalarlardı. Adamı öyle damgalamış, mührüyle şehre salmıştı. Gözlüğü gömleğine asılı adam, neredeyse hiç bir yere bakmadan, telefonunu kavrayan iki eliyle oyun oynadı durdu. Sağ elinin dördüncü parmağı kesik gibiydi. Yoksa hırsız mıydı? Dikkat kesildim, değilmiş. Telefonu tutuş biçiminden öyle görünüyormuş.
Adam, Wagnar Lodbrok’un kaçkın oğlu kılıklı, uzun kıvırcık saçlı çocuğun yanına oturmuştu. Çocuk, gözü telefonda, kulağı müzikte olduğu için adamın varlığını hissetmedi bile.

Başında, Racaların serpuşuna benzer bir başlık olan kız adama doğru ayaklarını oynatıyordu. Önce, bir haddini aşma olarak algıladım. Kızın tarafını gözlemeye başladım. Alakası yoktu.
Kız kulaklıklarındaki müziğe ritim tutuyordu.

Okumaya devam et

HAKİKAT

31 MART 2024 – 12

Her topluluk aynı zamanda farklılıkların toplamı. İçinde iyisi var kötüsü var, güzeli var çirkini var, ahlaklısı var ahlaksızı var. Topluluğu var eden çerçeve tekil olanları bir arada tutsa da farklılıkları yok etmiyor. Siyasi düzlemin toplulukları partiler. Partiler envai çeşit insandan oluşuyorlar. İçindeki tekil insanlar siyasi partiyi mutlak iyi ya da mutlak kötü yapmıyor. Münferit olaylar da öyle. CHP için böyle olduğu gibi AK Parti de böyle.

AK Parti ve benzer partilerle CHP ve benzer partiler arasındaki fark, partiler içindeki bireylerin kimliklerinden kaynaklanmıyor. Bu siyasi toplulukları bir arada tutan kabuller ve hedeflerden kaynaklanıyor. Vatan, millet, bayrak, tarih, bugün ve geleceğe yükledikleri anlam asıl farkı oluşturuyor. AK Parti yenilmiş ve fakat ezilmemiş dolayısıyla tekrar ayakları üzerinde doğrulduğunda dünyaya nizam verecek bir ülke tasavvuruna sahip olmayı öngörürken, CHP ve benzerleri yenilmiş ve yeni sınırlarında, eski sınırlarındaki haklarından vazgeçerek zafer sahipleriyle içerde ve dışarda uyum içinde yaşamayı var olmak için gerek ve yeter şart olarak öngörüyor.

Okumaya devam et

KİM BİLİR?

31 Mart 2024 – 9

İnsanın ürettiği her obje, hareket ve eser temel bir mesaj içerir. Temel mesaj genelde yalnız değildir. Kendisine eşlik eden yan mesajlar vardır. Örneğin: Bir kalkan savunma aracıdır. Kalkanın üzerinde haç varsa yan mesaj Hristiyanlıktır. İnsan bazen temel ve yan mesajlarla yetinmez. Normal insan algı limitlerinin altında kalacak düzeydeki işaretlerle bilinçaltı mesajları üretir. Bunları eserlerine işler. Dünya çapında büyük üne kavuşmuş pek çok sanatçının eserinde subliminal mesajlar yer alır. Bu mesajların keşfine halen çalışılmaktadır. Edirne Selimiye Camii’nde küçük bir sütunda bulunan, Hristiyanlarca kutsal kabul edilen Ters Lale figürünü buna örnek verebiliriz. Hakkari, Van yöresinde yetişen bu çiçeğin Osmanlı’nın en görkemli mimari eserlerinden birinde bir köşeye saklanmasını manidar bir mesaj olarak değerlendirilir. Çünkü Mimar Sinan bir Hristiyan devşirmesidir.

25. KARE

Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler filminde Müslüm Duralmaz karakterinin şöyle bir repliği var:”video ne güzel bir alet değil mi?” Görmediklerimizi o sayede gördük. Yeryüzü maceramızı onunla renklendirdik. “Hareketli Resim Endüstrisi”nin yakıtı film. Bir film kaç kareden oluşur. Tabii 24. Aslında tabii diye bir şey yok. Hareket hissini en iyi bu sayı verdiği için saniyede 24 kare bir standarda dönüşmüş. Te 1920’lerde. Gereken durumlarda daha fazla kare sayısı eskiden de kullanılıyordu şimdi de kullanılıyor. Ama standart 24.
Sinema sektöründe subliminal mesaj oluşturmanın adı olan “25. Kare” bu sayıdan geliyor. 25. Kare 1 saniye içindeki 24 kareye, farkedilmeyen fakat algılanan 1 kare eklenmesine deniyor. Bu karede mesajı veriyorsunuz. İnsanlar görmüyor ama güdüleniyor. Mesaj doğrultusunda harekete geçiyor.

Okumaya devam et

MAĞDUR

31 Mart 2024 – 7

Bir İstanbul beyefendisi olarak Dr. Mimar Kadir Topbaş 1999 yılında Beyoğlu Belediye Başkanı seçildi. Gösterdiği yönetim anlayışı kendisine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yolunu açtı. Girdiği ilk seçimi kazandı. 2004-2017 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe girişiminin sosyal ve siyasal psikolojiyi alt üst ettiği bir dönemde, 22 Eylül 2017’de istifa etti. Aslında olan görevden el çektirmekti.
Herkes bir takım tahminlerde bulundu ama suçu neydi kimse emin olamadı. AK Parti siyaset geleneğinin Kadir Abisi, İstanbul seçmeninin Kadir Babası, İstanbul’u yönetebilecek en ideal profil olarak kabul edilen başkan mağdur edildi. Çok sürmedi 13 Şubat 2020’de vefat etti. Allah rahmetiyle muamele etsin. Herkes ardından hayırla konuştu, konuşuyor.

Okumaya devam et

KURAL

31 Mart 2024 – 4

Kural candır.
İnsan kendini güvende hisseder.
Ne zaman ne yapacağını ne yapmayacağını bilir.
Kuralı olmayan oyun yoktur.
Kural yoksa yapılan her ne ise eğlenceden ibarettir.

Bazıları var olan kuralları uygulamakta mahirdir.
Bazıları hem kuralı uygulamak hem kural koymak kabiliyetine sahiptir.

Okumaya devam et

SUSKUN KONUŞANLAR

31 Mart 2024 – 3

Oxford Sözlüğü İstatistiği: “Vergi, yargı, sanayi ve tarım üretimleri, nüfus, hastalık vb. gibi belli alanlardaki bilgileri, olguları, bir sonuç çıkarmak amacıyla, yöntemli bir biçimde toplayıp sayılar halinde gösterme işi.” diye tanımlıyor.

Neden?
Geleceğe dair öngörülerde bulunmak, daha iyi yönetmek, daha etkin çözümler geliştirmek için.

Okumaya devam et

ERDOĞANSIZLIK

Erdoğan, belediye başkanı seçildiğinde başı açıklar otobüslere binemeyecekti.
Erdoğan, başbakan seçildiğinde içki yasaklanacaktı.
Erdoğan, cumhurbaşkanı olduğunda diktatör olmuştu.
Erdoğan, darbeyle karşılaşınca yurt dışına kaçacaktı.
Bunlar ve bunlar gibi nice iftiraların hiç biri olmadı.

Erdoğan’a yönelik iftiraların üzerine kurulan nefret mühendisliği ise pervasızca işledi, işletildi.
Yabana atılır bir başarı sağlamadılar.
Nükleer silahı olmayan Irak’a nükleer silah nedeniyle müdaheleyi meşrulaştırırken kullandıkları metodları kullandılar.
Hayatının tamamı toplumun gözü önünde olan bir lideri, toplumun bir kesiminin gözünde kararttılar.
Erdoğan’la ilgili tarafsız bir tutum takınanları bile mahalle baskısı altında ezdiler.

Okumaya devam et

Masayı Kaldırıp Yerine Atatürk Koymuşlar FB-GS 4

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Fenerbahçe Galatasaray Süper Kupa maçında yaşanan teknik bir problem.
İpuçlarına bakıldığında bu teknik problem; FIFA ve maçla ilgili sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Ama Türkiye’de gündem oluşturmak için meselenin nereden kaynaklandığının bir önemi yok.

Okumaya devam et