Sert gerçekliğin trajik ve komik fotoğrafının muhteşem kolajı.
Rezidanslar, alışveriş merkezleri, kafeler, oteller, kaslı adamlar, fit kadınlar hop oturup hop kalktılar.
Dijital ekranlarda, giantboardlarda, billboardlarda, otobüs duraklarında, duvarlarda, metroda, metrobüste, reelslerde hikayelerde… görünen her yerde ölüm hortlamıştı.
“Sen her şeysin ve her şeyi yapabilirsin” telkinleri; “ölünce beni kim yıkayacak” sorusuna gömülüyordu.
Orda burada çok çemkirin gördüm.
Böyle reklam olur muydu hiç?!

Topa girmeyen kalmadı.
Kültürü turistlere getir götürcülük yapmak sananlar dahi, eğlendirdikleri yerden baş çıkarıverdiler.
İnsanı ve toplumu çürüten, insanlığı ve insanlık değerlerini yozlaştıranlara karşı dut yemiş bülbül olan karga sesliler arzı endam ettiler.
Tek afiş insanın yeryüzündeki varoluşuyla ilgili sorguyu tragedyalara taş çıkaracak bir keskinlikte; ölümü perdeleyerek öldürmeye çalışanların gözüne sokmuştu.
Yadsınamaz bir iletişim başarısıydı.
Görmezden gelinemez bir entelektüel kazıydı.
