OPERA ve BALE AYDINLANMASI

Hacı Yakışıklı Devlet Opera ve Balesi hakkında bir değerlendirmede bulundu.
Opera ve Bale tutkunları tarafından alıntılanan ve kınanan ifadeleri şöyle:
''Göktürkler'de bale mi vardı?''
“Ben “Bale” isimli etkinliği sevmiyorum.
“Çocuklarınızı baleye göndermeyin” diyebilirim, gidilmemesini tavsiye edebilirim. Ama ötesine geçemem; gidenlere “hakaret” edemem, onları “ilkel, çağdışı” diye yaftalayamam!
Yalnız ben “Devlet Opera ve Balesi” diye bir şeyin olmasına karşı çıkarım. Bizim kültürümüzde olmayan bir şeyi koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti niye sahipleniyor?
Göktürkler’de bale mi vardı? Balçiçek Hatun, Gökçe Kız, Bilge Kağan, Kültigin bale mi yapıyordu?”

Sayın yakışıklı, son derece şık bir tespit ve yerinde bir eleştiri yapmış. 
Katılıyorum. 

Buna karşılık bazıları hiç sevmedikleri II. Abdulhamit Han’ın amcası Sultan Abdulaziz’in bestelediği “Valse Davet” eserini Fransızca (!) ismiyle birlikte tespiti yıkmak için gündeme getirdiler. 
Boş çaba. 
Sultanların bizim olmadığı halde bir gösteri sanatına ilgi duymaları, o güzel sanatı, bizim kültürümüzün bir parçası yapmıyor. 
Özel ilgisidir. Öyle olmuş, öyle kalmıştır.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yönetici elitin referans kültür olarak kabul ettikleri batı güzel sanatlarına gösterdikleri ilgi de bundan farklı değil.

Bu medeniyetin çocuklarının anlamadığı opera ve baleye ilgi duyanlar olabilir. İlgi duymaya da devam edebilirler. Ama bu toprakların çocukları için “Bayburt Bayburt olalı böyle bir işkence görmedi” bu etkinliklere maruz kalma sonucunda kurulan milli cümlemizdir. 
Devletin, bu millet adına opera ve baleyi himayesi, meşruiyet ve doğruluğu şüpheli bir himayedir.
Bence de kesinlikle vazgeçilmelidir. 

Tabi bence, sence olmuyor. Kültür Bakanlığı Bakan Yardımcısı bu hususta makuliyeti tartışmalı bir açıklamayla Yakışıklı’ya mukabelede bulunmuş. Sultan, saray, gösteri ekseninde ilerleyen bir enformasyon bombardımanıyla kamuoyunu aydınlatmış. 
Bu aydınlanmaya maruz kaldığımız halde soru ve eleştiri olduğu yerde duruyor. 
Tamam Bale ve Opera’yı, sevenleri yapsın, ilgi duyanlar izlesin. 
Ama devlet bunu niye himaye ediyor?
Etmemeli.
Opera ve Bale bugüne kadar kültürümüzün bir parçası olmadı, bundan sonra da olmayacak.

Foto: https://www.dunyabizim.com/mercek-alti/osmanlida-opera-sanati-h33472.html

OPERA ve BALE AYDINLANMASI” üzerine bir yorum

  1. Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umûr-u diniyede müsamaha veya teşebbühle medenilere yanaşmayın. Çünkü aramızdaki dere pek derindir. Doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak edersiniz veya dalalete düşer boğulursunuz. RN-Mesnevi-i Nuriye/126

    İkincisi: Rızk-ı mecazîdir ki sû-i istimalat ile hâcat-ı gayr-ı zaruriye, hâcat-ı zaruriye hükmüne geçip, görenek belasıyla tiryaki olup terk edemiyor. İşte bu rızık, taahhüd-ü Rabbanî altında olmadığı için bu rızkı tahsil etmek, hususan bu zamanda çok pahalıdır. Başta izzetini feda edip zilleti kabul etmek, bazen alçak insanların ayaklarını öpmek kadar manen bir dilencilik vaziyetine düşmek, bazen hayat-ı ebediyesinin nuru olan mukaddesat-ı diniyesini feda etmek suretiyle o bereketsiz menhus malı alır. RN-Ramazan İktisad Şükür/30 S.a abinÜstadın rızık meselesini anlatırken kullandığı bir tabir var, aynı şekilde bu Opera bale mevzusunu da bir nevi görenek belası olarak adlandırabiliriz. iOS için Outlookhttps://aka.ms/o0ukef uygulamasını edinin ________________________________

    Beğen

Yorum bırakın