İstanbul Roterdam’dan Zengin Paris’ten Ucuz!

Uluslararası spor organizasyonları önemli kaldıraçlar.
Yapanlar için. Konuları için. Yapıldıkları yer için. Sporcular için. Katılanlar için. Seyredenler için. Otelciler için. Turizmciler için…
Her birinin özel bir ekosistemi var. Bu ekosistemin paydaşları; sonunda “için” olanlar.
Alanı var, vereni var, kazananı var. Bazen çırak çıkan da olur ama iyi – sağlam bir uluslararası spor organizasyonunda genelde herkes kazanır.

Batı menşeli çok sayıda organizasyona talip olmak milli sporumuz. Bu talebimizin altında yatan en önemli sebep Batı akreditasyonumuzu tescil ettirmek. Ekonomik boyutlarında zaman zaman çırak çıkmış olabiliriz ama bu amaca hizmet ettiğini düşündüğümüz için çok önemli değil.

Türkiye son yıllarda yaptığı organizasyonlarla amacımızı biraz daha genişletti. Ekonomik olarak bilmiyorum ama sportif çıktı olarak çıkarlarımız oldu.
2005 Şampiyonlar Ligi Finali,
2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası,
2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları,
2013 FIFA U-20 Dünya Kupası,
2013 Akdeniz Oyunları,
2014 Kadınlar Dünya Basketbol Şampiyonası,
2017 Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası,
2019 UEFA Süper Kupa Finali,
2021 Formula Türkiye Grand Prixi,
2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali…

Beklediğimizi tam olarak almış mıyızdır?
Bilmiyorum.
Ama Futbol ve Kadın Voleybolu konularında hayli mesafe kat ettik.
Milli Futbol Takımımız ve Kadın Basketbol Takımımız dünyada destan yazıyor.
Buna katkısı olan her çalışma gibi uluslararası organizasyonlar da pekala faydalı işler sınıfına yazılabilir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, uluslararası yeni organizasyonları İstanbul’a getirmek için çabalıyor. İnşaallah astarı yüzünden pahalı olmayan başarılara imza atar.
İlk hamlesini Avrupa Oyunları için yaptı.
Siyaset ve gündem yazarı gazetecilerle renklendirdiği büyük bir ekiple Romayı, Roma’nın güzelliklerini fethetti. 2027 Avrupa Oyunları’nı İstanbul’a kazandırdı.

“Avrupa Oyunları” adından olsa gerek çok oturmuş bir organizasyon gibi duruyor. Başında “Avrupa” yazması bile çok ciks.
Öyle değil. Oturmuş olacak kadar yaşı yok maalesef.
İlki 2015’te Azerbaycan Bakü’de, ikincisi 2019’da Belarus Minsk’te, üçüncüsü 2023 yılında Polonya Krakov’da yapılmış.
Yapıldığını hissedenlerden değilim ama yapılmış işte.

Buraya dikkat kesilin lütfen!
Aslında 2019 Avrupa Oyunları Hollanda’nın Roterdam şehrinde yapılacakmış.
Roterdam aldığı oyunları organizasyon komitesine iade etmiş, maliyetin çok yüksek olduğunu gerekçe göstererek organizasyondan çekilmiş. Belarus’ta düzenlenen organizasyon işte o organizasyonmuş.

Görünüşe göre Avrupa Oyunları astarı yüzünden pahalı bir şey. Ama bence önemi yok. İstanbul nimet. İstanbul zengin bir şehir. Avrupa Oyunları gelişsin diye bir kez de biz yükünü çekeriz. Başka nasıl Avrupalı olabiliriz ki?! Bu yükü Avrupalı devletlerin yüklenmesini tabi ki beklememeliyiz. Hele bir olgunlaşsın, kazançlı hale gelsin, onlar da yaparlar.

Bu arada Hollanda’yı organizasyondan vazgeçiren maliyete yakın bir bütçeyi daha organizasyona 3 yıl varken harcadığımıza bahse girebilirim. İhtişamlı Roma gezisi bunun göstergesi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Paris Olimpiyatlarıyla birlikte yeni bir hamle daha yapıyor. İsa’nın son akşam yemeğini LGBT’yi meşrulaştırmak için kullananlara İstanbul’u anlatmak için son akşam yemeğini kıskandıracak sofralar kuruyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere Ekrem İmamoğlu, hallice bir CHP ordusuyla Paris’e çadır kurmuş durumda. Kaddafi’nin Paris’e kurduğu çadır kadar derin bir anlamı yok ama büyük iş yapıyor.

Tekbir getiren, dua eden, bozkurt işareti yapanlardan kurulu Futbol Milli Takımımıza çok iltifat etmeyen CHP’liler son 20 yılın eseri olan olimpiyat takımlarımızı özellikle Kadın Voleybol Takımımızı büyük bir Cumhuriyet coşkusuyla izliyorlar. Mansur Yavaş’ın deyimiyle “Atatürk’ün kızları”nı ağzı açık takip ediyorlar. “Olimpiyat” ya tabi ki çocuklar gibi şen olacaklar.

Ekrem Bey İstanbul’u tanıtmak (!) için Palais Galeria adında bir mekan kiralamış. Mekanının günlük kirasının 300.000 Euro olduğu yazıldı, çizildi. Murat Ongun meseleye el koydu. Öyle değilmiş. Haftalık 249.000 Euro imiş. Bu bedeli sponsorlar ödemiş.

Sponsorluk dediğimiz şey görünürlük üzerine kurulu.
Orada göründüğünde bir fayda elde etmek hesabıyla işliyor. Sponsorları görmediğimize göre sponsorluğun görünmeyen karşılığı olmalı. Yoksa niye olsun? Karşılığının ne olduğunu tabi ki öğrenemeyeceğiz, hatta sponsorları da bilmeyeceğiz. Ancak paylaşılan fotoğraflara bakıldığında sponsorluğa mevzu edilen rakam: “devede kulağım” diye bağırıyor.
Mekanın parası kimin dediği gibi olursa olsun yapılan toplam masrafın yanında çerez çekirdek parası ancak olur. Paris Belediyesi İstanbul’da böyle bir mekan kiralasa muhtemelen bedavaya kiralardı ama önemli değil. Nihayetinde İstanbul Paris’ten ucuz.

Paylaşılan fotoğraflarda İstanbul’un CHP’li belediye başkanları neredeyse tam kadro arzı endam ediyorlar. Ekonomi sınıfından uçak bileti almış olsalar kişi başı uçak bileti gidiş dönüş 2000 Euro düzeyinde. Koca başkanların tek başlarına gittiğini tabi ki düşünemeyiz. Ekiplerini, konuklarını da hesaba katarsak her bir başkanın maliyeti 100’er bin Euroyu aşkındır. Uçak, konaklama, yeme-içme, transfer, eğlence, şarap… Bu harcamaların da sponsoru olabilir. Belki sayın Ongun o sponsorluğu da açıklar. Yakışır hani!

Her neyse o olsun İstanbul’a feda olsun. Olimpiyatlar gelirse belki daha fazlasını kazanırız. Trafik falan rahatlar. Olimpiyatlar gelmezse olimpiyat organizasyonu kadar para harcamış olabiliriz ama İstanbul’un zenginliği yanında önemi yok. Galiba, mutlaka, kesin, olabilir… Niye ki? Neden olmasın?

Ne de olsa İstanbullu Roterdamlıdan zengin Paris’ten ucuz bir şehir. Su elektrikten pahalı 4 kap yemek 40 lira. Başka türlü bu hesabı nasıl yapabilirdik?

İstanbul Roterdam’dan Zengin Paris’ten Ucuz!” üzerine 2 yorum

  1. Keşke Ak Partili belediyelerin ve hükümetinin bu harcamanın bin katını yaptıkları zamanda kaleminiz böyle keskin olsaydı sizi alkışlardım. Ama klasik Türk hastalığı sizde de var ne yazık ki! Benim cenahım hep doğruyu yapar karşı cenah hep yanlış yapar. Halbuki doğru bir tane yanlış ta bir tane lütfen her iki tarafa da her zaman eşit mesafede olun ve eşit şartlarda aynı şeyleri eşit şekilde eleştirin veya övün. Bütün yazılarınızı takip ediyorum

    Beğen

Mehmet Yılmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et