Sondasıyla yolculuk yapan adam



Hacıosman – Yenikapı hattında, yerini arayan ve yerini kaybettiği için metroda olduğunu düşünenler olarak seyahat halindeydik. Varışa bir bir ulaştık. Sıra sıra sonunda hepimiz trenden boşaldık.
Üst kata tırmanmak gerekiyor alt kata inmek için. Tersi de olabilir. Lakin Marmaray’a erişimin yolu birincisi. Varıverdim Gebze istikametine. Çok beklemek gerekmedi. Binmekle kalmadım, nadirattan olan boş koltuğa konforla oturdum. 
Etrafı süzmek birazda meslekten hayli çok. Gözümün takıldığı her insana bir hikaye yazdım.
Beyazlamış ve bükülmüş kemiklerinden 70’i aşkın olduğunu sandığım bir adam vardı karşı oturakta. Gözlerim en son ona varmıştı. Çekmiş olsa da vücudu hayli uzun boyluydu. Gençliğinde muhtemelen civan ve bitirimdi. Yanındaki oturakta hayli büyük bir torbası vardı. Pek müsamaha gösterilmez, hoş karşılanmaz Marmaray’da. Ama kimsenin umuru değildi. Farkettim ki vücudundan çıkan sonda torbada kayboluyordu. Yanında taşıdığı torba; ya böbreği ya idrar torbası ya da bağırsaklarıydı. Bütün yolcular torbaya yolcu kadar saygılıydı.

Yorum bırakın