(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

“…. O zamanlarda adalet dağıtan sayısız belediye başkanı, piskopos, rahip ve baş rahip olduğunu, Seine Nehri’nde yasalara uygun olarak insan boğulduğunu da unutmamak gerekir.
Okumaya devam et(Eylül 28, 2007, baydaroglu.blog.com)

“…. O zamanlarda adalet dağıtan sayısız belediye başkanı, piskopos, rahip ve baş rahip olduğunu, Seine Nehri’nde yasalara uygun olarak insan boğulduğunu da unutmamak gerekir.
Okumaya devam et(Haziran 13, 2007, baydaroglu.blog.com)

Gündemden pirim yapma ihtimali ortadan kalkı. O zaman söyleyebilirim. O reklamı biz yaptık. Hani şu markadan daha bilinir hale gelen slogan varya onu. ‘Giyinmek Güzeldir’. Firma giyim sektörüne girmişti. Çok basit, düz, anlaşılır, sade aynı zamanda iddialı bir şey arıyorduk. Hatırlıyorum Gökçeada’daki pansiyonun balkonunda söylemiştim ilk kez. Giyinmek Güzeldir diye.
Okumaya devam et(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)

Kendi evrenimiz dışındaki hayatı yakalayan çeşitli meslekler vardır. İşin doğası gereği bir çok insanla yüz yüze olurlar. Misal; taksiciler.
Bugün 4 taksiye bindik. Serde merak var ya sorduk?
Okumaya devam et(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)

Teori şöyle; ardından en çok üzüldüğümüz kişi, en çok işimize yarayan kişidir…
Gerçek.
Kayıplarımızı kolaçan ettiğimizde bunu görebilir miyiz?
Görürüz.
(Mayıs 8, 2007, baydaroglu.blog.com)

Hepimiz silahlara, kana, kavgaya karşıyız. Bu planları bütün dizilerden, filmlerden kaldırmak lazım. Yani en azından herkes öyle söylüyor. Buna karşılık silah, kan ve kavga olmayan dizileri de seyretmiyoruz. Hatta bu planlar birazcık azaldığında bile… Misal; kurtlar vadisi -pusu-
(Mayıs 9, 2007, baydaroglu.blog.com)

İyi insanlar iyi atlara binip gitmişler… Bu durumda iyi at yetiştirmek farz oluyor. Zira kalan iyi insanların kötü atlara binmesi kabul edilemez. 🙂
(Mayıs 10, 2007, baydaroglu.blog.com)

Vahşi depolamayı bitirmiş, çöplerden bir sürü dağ inşaa etmişler. Dağlara nefes boruları boruları takmışlar patlamasın diye… Suni bağırsaklara çöpün suyunu emdirip arıtma tesislerine aktarıyorlar. Çöpün suyu da pis kokuyor… 1200 santigratta tehlikeli atıkları yok ediyorlar. Yok edemediklerini daha özel bir alana istif ediyorlar. Çöp dağlarına resmen orman ekiyorlar… Ancak bu hızla giderse alan konusunda zorluk çekecekler… Onun için bütün çöpleri hayata yeniden kazandırmanın hesaplarını yapıyorlar. İşleri zor…. Zira biz büyüyoruz ve biz büyüdükçe kirlenmeye devam ediyor dünya…
(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

Ana gibi yar, bağdat gibi diyar olmaz… vallahil!
Bütün annelerin anneler günü kutlu olsun.
Ellerinden hürmetle öpüyorum.
(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

Her insanda farklı bir dünya yaşıyor. Bu; ortak çizgisi olan, tanımlanabilir bir şey de değil maalesef. Ritim tutturmak zor. Bir süre sonra böyle bir gayrette olmuyor zaten. Harmanlanamamış farklılıklarımızla devam ediyor hayat. Tam harman tuttu denince bu sefer biz olmuyoruz. Yeni bir dünyada, farklı dünya sahibi insanlar boğuşmaya başlıyor bu kez… Dönüyor dünya.
(Mayıs 11, 2007, baydaroglu.blog.com)

Masa üstünde yığılınca işler bir çoğalıyor, bir çoğalıyor, ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Bir disiplin altına alıp, liste yapalım, harita çizelim deyince de azalıveriyorlar… Çoğu zaman “şimdi ne yapacağız?” diye sormak zorunda kalıyoruz. Bir deneyin, ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz.