“Mahkumlar… aynı halkın içinde başka bir halktırlar: Bunların kendi adetleri, kendi içgüdüleri, kendi ayrı örfleri vardır.” J.J. Marquet – Wasselot
GECE Yaş ortalaması 7 olan çocuklar, bahçede buldukları kediye isim vermişler: “Gece”. Anlamlı, asil. Kimsesiz, sahipsiz, bir başına, yardıma muhtaç bir kedi.
“İnsan bir haberin önünden, bir devin nefesinden nereye kaçabilir?” Mustafa KUTLU
İskender doymak bilmez komutandı MÖ 356-323). Hiç bir zaferi, yetinmek için yeterli değildi. Doğu seferi sırasında, Hindistan’da, beklemediği bir direnişle karşılaştı. Durdu. Düşündü. Galibiyet için düşmanın sanatkarlarını devşirdi.
“Ama, asıl bir şey gelmiyor usumuza, İNSAN.” (Korku, Yorumcu) Nuri PAKDİL
İstanbul Rumeli Üniversitesi Küresel Politikalar Araştırma ve Uygulama Merkezi (RUPAM), salgın sürecini, disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan bir konferanslar serisi düzenliyor. 27 Mayıs tarihinde konuşmacı olarak programlarına iştirak ettim.
“Yüzüm tutmuyor ya, söyliyeyim burada: tango, 1880’lerde, Buenos-Aires’in ortasındaki genelevlerde doğmuş bir danstır…” BORGES
(Dizi Yazı 4) Babası Nurettin Soyer. İnançlı bir ailenin çocuğu olsa gerek. “Dinin nuru” anlamına gelen isminin başka bir gerekçesi, yoktur herhalde. Kemalist devrimin içine doğar, onunla birlikte büyür.
12 Eylül Askeri Darbesi’nde MHP ve ülkücü kuruluşlarla ilgili iddianameyi yazar.
Bestesi İtalya’nın Po Ovası’ndan. Avrupa’da ölümün en yakıştığı insanların; serfler, çiftçiler, işçilerin melodisiydi. Bir çiftçinin evde kalan karısına hitaben, bu şarkıyı yaktığı söylenir. Sonra diğerleri tınının ardından giderler. Efsaneleşir.
“Şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” İstiklal Marşı
(Dizi yazı 2) Ezan, güneşle birlikte yeryüzünü dolaşır. İstanbul biter, İzmir başlar, İzmir biter Bağdat başlar, Bağdat biter Washington başlar… Ezan bitmez yeryüzünde.
5 vakit ezan; hem manen hem fiziken evrenseldir. Okunmadığı yerde bile, vaktiyle vardır.
“Öyle insanlardır ki taştan yapılmış bir kaleye kadife derler.” Tan Sağtürk
(Yazı Dizisi 1) 20 Mayıs 2020, Çarşamba. 27 Ramazan 1441. Kadir Gecesi’nden bir gün sonra; Ramazan Bayramı’ndan üç gün önce. İzmir’de tarihimize; İslam tarihine geçecek yeni nesil bir saldırıyla sarsıldık.
Bilgisayar korsanları; İzmir’de merkezi sisteme sızıp; Ezan-ı Muhammedi yerine Sosyalist Marşı’nı minarelerden yayınladılar.
“Şans yalnızca hazır olan zihinlere güler.” Louis Pasteur
Konvansiyonel iletişim tek yönlüydü. Muhabir, yazar, editör, yönetmen, hatip, sunucu bir şey söyler, insanlar; dinlerdi, izlerdi, edilgendi. Yeni medya iletişimi çok yönlü yaptı. Muhatap, başka bir kimlik kazandı. İletişimin hem kaynağı; hem hedefi haline geldi.
Yeni iletişim formunun biçimlendirdiği iletişim mecralarına “Sosyal Medya” diyoruz. İletişimin, üreteni, çoğaltanı, takdir edeni, tekdir edeni… merkezi; neredeyse her kişi.
Yıl dediğin nedir ki! Ay Olur, gün sanırsın; yıl olur, dün sanırsın.” Zümrüdü Anka Masalı
Ekrem İmamoğlu, uzun yıllardır siyaset yapıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığı ile birlikte bir siyaset fenomeni oldu. Oluşunun en önemli dayanağı, geliştirdiği iletişim stratejisiydi. Uyumlu, sinirsiz, uzlaştırıcı, Karadenizli bir iletişimle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
Karadeniz özel bir coğrafya. Yeşilin envai çeşidinin olduğu bölgede, insan için yaşam alanı az. Bu alanı inşaa etmek için büyük mücadele gerekiyor. Dağın, yamacın, ağacın dilinden bilir Karadenizliler. Yaşamak için imkansızı başarırlar. Dağda her ot bir yaşam kaynağına, ufacık boşluklar yuvaya dönüşür.
İspanya’nın Katalonya bölgesinin Figueres kentinde, Avukat ve Noter olan Salvador Dali i Cusi ile muhtemelen ev hanımı olan Felipa Domenech Ferres ‘in ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Ortalamanın üzerinde zengin, yaşam şartları iyi, varoluş bilgisine kendince yol bulmuş bir aileydi, ailesi.
Annesi ve babası varlık mayası çaldı üzerine. Kendinden önce, ölen kardeşi olanların yaşadığı dramı, eşsiz bir şiddette yaşadı. Sadece bir ölü kardeş meselesi de değildi uğrağı. Anne ve baba ölen çocuklarının reenkarnesi kabul ettiler, çocuğu.