HAYDİ İZMİR, DÖK DÜŞMANI DENİZE

“Öyle insanlardır ki taştan yapılmış bir kaleye kadife derler.” Tan Sağtürk

(Yazı Dizisi 1)
20 Mayıs 2020, Çarşamba.
27 Ramazan 1441.
Kadir Gecesi’nden bir gün sonra; Ramazan Bayramı’ndan üç gün önce.
İzmir’de tarihimize; İslam tarihine geçecek yeni nesil bir saldırıyla sarsıldık.

Bilgisayar korsanları; İzmir’de merkezi sisteme sızıp; Ezan-ı Muhammedi yerine Sosyalist Marşı’nı minarelerden yayınladılar.

Okumaya devam et →

SOSYAL MEDYADA BÜYÜ’MEK

“Şans yalnızca hazır olan zihinlere güler.” Louis Pasteur

Konvansiyonel iletişim tek yönlüydü.
Muhabir, yazar, editör, yönetmen, hatip, sunucu bir şey söyler, insanlar; dinlerdi, izlerdi, edilgendi.
Yeni medya iletişimi çok yönlü yaptı.
Muhatap, başka bir kimlik kazandı.
İletişimin hem kaynağı; hem hedefi haline geldi.

Yeni iletişim formunun biçimlendirdiği iletişim mecralarına “Sosyal Medya” diyoruz.
İletişimin, üreteni, çoğaltanı, takdir edeni, tekdir edeni… merkezi; neredeyse her kişi.

Okumaya devam et →

BİR YIL ÖNCE BİR YIL SONRA EKREM İMAMOĞLU

Yıl dediğin nedir ki! Ay Olur, gün sanırsın; yıl olur, dün sanırsın.” Zümrüdü Anka Masalı

Ekrem İmamoğlu, uzun yıllardır siyaset yapıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığı ile birlikte bir siyaset fenomeni oldu.
Oluşunun en önemli dayanağı, geliştirdiği iletişim stratejisiydi.
Uyumlu, sinirsiz, uzlaştırıcı, Karadenizli bir iletişimle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Karadeniz özel bir coğrafya.
Yeşilin envai çeşidinin olduğu bölgede, insan için yaşam alanı az.
Bu alanı inşaa etmek için büyük mücadele gerekiyor.
Dağın, yamacın, ağacın dilinden bilir Karadenizliler.
Yaşamak için imkansızı başarırlar.
Dağda her ot bir yaşam kaynağına, ufacık boşluklar yuvaya dönüşür.

Okumaya devam et →

ÖLDÜĞÜNDE, KENDİSİ OLARAK DOĞDU

İspanya’nın Katalonya bölgesinin Figueres kentinde, Avukat ve Noter olan Salvador Dali i Cusi ile muhtemelen ev hanımı olan Felipa Domenech Ferres ‘in ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi.
Ortalamanın üzerinde zengin, yaşam şartları iyi, varoluş bilgisine kendince yol bulmuş bir aileydi, ailesi.

Annesi ve babası varlık mayası çaldı üzerine.
Kendinden önce, ölen kardeşi olanların yaşadığı dramı, eşsiz bir şiddette yaşadı.
Sadece bir ölü kardeş meselesi de değildi uğrağı.
Anne ve baba ölen çocuklarının reenkarnesi kabul ettiler, çocuğu.

Okumaya devam et →

Ekin Ekiyoruz

undefined

“Çünkü küçük cümleler, birbirine ulana ulana uzun bir cümle olur.’’
Nuri PAKDİL

Bir salgın. Her şey altüst. Normaller anormal. Anormaller normal.
Her şeye rağmen, zaman geçiyor.
Her yere kelimelerden tohumlar ekiyoruz.
Gündem hemen üstünü kapatsa da seri ürüyor cümleler.
Üzerleri örtülü, var olmaya devam edecekler.
Hasat mevsimine kadar.
Vakit saat gelince herkes, faydalanacak.

Siyaset, sosyoloji, psikoloji… Hikaye, film, tiyatro, belgesel, resim, müzik…
Hayatla yeniden buluşacak cümlelerimiz.

Erken bir hasat yapayım istedim.
Bir şey denedim.

Okumaya devam et →

Her Şeyi Bilmekle Bir Şey Olduğu Yok

(Mayıs 03, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

“Hani ben beni bilsem, her şeyi de bileceğim.
Önceden önce kendimi bir bulayım, ötesi kolay!”
Sabırtaşı Masalı

BİR İŞE YARAMIYOR
Her efsane, bir inanış; her masal bir özleyiş; her hikaye bir hikmettir.
Masalcı Baba olarak da bilinen Eflatun Cem Güney öyle diyor.
Fıkralar da öyledir.

Okumaya devam et →

Gülmemiz Alışma Sürecimiz

(Nisan 21, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

Hayatın alıştığımız çizgide ilerleyeceği ön kabulümüzdür.
Akşam yatacak, sabah kalkacağızdır.
Hacet gidermeye varıncaya kadar her şey bir ölçü içinde ilerleyecektir.
Lakin, öyle olmaz.
Olağanüstü durumlar, zaman zaman akışı bozarlar.
Şaşkınlık, öfke, üzüntü yaşarız.
Mizaha, durumu içselleştirmek için sıkça başvururuz.
Gülmemiz, yeni normale alışma sürecimizdir.
Bir derde ilaç olmayacağını herkes bilir.

Okumaya devam et →

Başka Yol Yok

(Nisan 20, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

“O kimseyi hükmünde ortak da etmez.” 
Kehf Suresi, 26. Ayet Mealinden)

Avusturalya’da büyük bir yangın oldu.Su kaynaklarımız tükendi ve develer çok su tüketiyor diyerek, develerin vurulmasına karar verdiler. Hz. Salih ve devesinden, kıssadaki kısıtlı sudan bahsedilince, burun büktüler.
Hz. Musa ve kendisine ilim verilen genç arkadaşının maceraları ve yetimin duvarını inşa etme bahsini, büsbütün hikaye bellediler.  Çöllerde, yollarda, denizlerde…
Suriye’de, Yemen’de, Akdeniz’de… açlıktan ya da boğularak ölen çocuklar umurlarında olmadı. 
Hiç bir şey eksiltmediler sofralarından; el atmadılar yetime, öksüze, kimsesize, mazluma…
Nefislerine tapıp kendilerini ilah ilan ettiler. 
Yaratan ve yaşatan bir Allah’a sözüm ona meydan okudular. Nemrud’un halkını ve kendisini alt eden sineği, insandan tanrı yontan ecdatlarının fantazyası sandılar.

Okumaya devam et →

Salgının Almancası

(Mart 30, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

“Tanrı karıncayı yok etmek isteyince, ona kanat takar.”
Alman Atasözü

JAPON OLSAN SELAM DURURSUN
Bilgiyi tasnif edip kullanma, dosyalamada Almanların üzerine yok. Kendilerine kelepir avcısı da deniyor. Fırsat ürünlerini seviyorlar, takip ediyorlar.Farklı yerleri görmeyi, gezmeyi ezelden beri seviyorlar. Kişisel varlıklarını hobilerinde inşaa ediyorlar. Kahir ekseriyetinin bir hobisi var.

Okumaya devam et →

Roma’da Çin İşkencesi

(Mart 30, 2020 baytarisak.blogspot.com)

undefined

ÇOK ACI ÇEKTİLER
İmparatorlukların atası Roma’dır.
Romalılar hali hazır batı ahlakının da atalarıdır.
Asaleti, ayrıcalığı, gücü; imtiyazları olarak kabul ederler.

Baklava desenli karınlar ya da üzerinde çek yazılan mafya göbekleri kuşkusuz en çok onlara yakışır.
Yüksek zevkleri gelişmiştir.
Resimden, müzikten, modadan en iyi onlar anlar.
Bazı seslere basarak konuştukları dilleri, hayat anlayışlarının resmi gibidir.

Okumaya devam et →