Bilinmezliğe Mahkum İletişim

(Eylül 7, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined
Cep telefonunu ilk kullanmaya başladığımız dönemlerde bayağı hoştu. Önemli gün ve gecelerde arkadaşlarımıza mesaj göndererek kutlama yapıyorduk. Bir süre sonra herkesin katıldığı bir davranış biçimi oldu. Bire bir iletişim yerini cep telefonlarından gönderilen otomatik mesajlara bıraktı. Daha önce çok işe yarayan bu mesajlar artık sadece gsm operatörlerine yarıyor. Mesaj çekenlerin altına isimlerini yazmaması da ayrı bir problem. Herkes kendi dünyasında çok önemli olduğundan diğer telefonlarda kayıtlı olduğu öngörüsüyle hareket ediyor. Oysa karşı taraf mesajın kimden geldiğini hiç bir zaman öğrenemiyor. Dahası bilmediği o kişiyi yanıtlıyor… İletişimimiz bilinmezliğe mahkum oluyor.

SüperLady

(Eylül 10, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined
Eğlence sektörü sermaye arıyor. Televizyonun birinde dansöz diğerinde Süper Lady yarışması var. Dansözün ne iş yapacağı belli. Ancak Süper Lady bir meçhule yelken açacak. Programın adından nicelik değil nitelik aradıklarını sanıyor insan. Seyrettim. Öyle sananlar yanılıyor. Hıncal Uluç hep 10 basıyor. İlgilendiğinin genç ve dinç bedenlerden gayrı olmadığı aşikar. Diğerleri daha başka şeyler aradıkları mesajını vermeye çalışıyor. Her biri rol yapıyor. Kızların bedenleri güzel. Nevar ki konuşmaya başladıklarında plastik oldukları anlaşılıyor. Kitap okumadıkları besbelli. Vücutları spor faaliyetlerinde, duruşları, bakışları, kelimeleri ise kafelerde şekillenmiş. İleride taşıyacakları bir payenin olacağı muhakkak. Umarım bu paye önceki yarışmalardan çıkıp fuhuş operasyonlarında yakalananlarınki ile aynı olmaz.  Belki de Hıncal gibi onların umduğu da budur…

12 Eylül

(Eylül 14, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined
Siyah beyaz ekranda ileride tonton bir ressam olacağını tahmin bile edemeyeceğimiz biri yeni kuralları koyuyordu. Sokaklar bomboş ben çocuktum. Kime karşı korunduğu bilinmeyen mahallemizin korucuları yoktu ortada. Seneler herbirini başka sahnelere taşıdı. Bazıları idam sehpalarında bazıları hapis damlarında bazıları gurbette bazıları magazin dünyasında bazıları… Herbiri başka bir yerde boy verdi. 13 Eylül’de başka bir dünya kuruldu. Gözyaşı ve kan legal gerekçesini buldu.

Dusseldorf

(Eylül, 21, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined
Gece 03. 1 saat sonra uçacağız. Yanlış yola giriyorum. Bunca boşlukta uçağı kaçırma ihtimaline gülüyorum. Neyse ki çok kaybolmadan yolu bulup alana ulaşıyoruz. Önce check-in. Sonra yurtdışına çıkış haracı. Aslında ihracatçı birliklerine kayıt olanlar ödemiyor. Buna karşılık ben üye olan ve ortağı olduğum şirketin mekanizmasını çalıştırmıyorum. Paşa paşa ödüyorum çıkış parasını. Aslında ben ödemiyorum. Arkadaş ödüyor. Ne farkediyorsa…

Yeni Acı Nöbeti

(Eylül, 26, 2006, baydaroglu.blog.com) 

undefined
Saat kaç? Zil neden böyle amansız çalıyor. Ben Ramazan’da biraz daha uzun boylu uyumayacak mıydım? Çaresiz kalkıyorum. Komşu heyecanlı, korkulu, ricacı. Ne olduğunu anlamadan giyiniyorum. yukarıdayım….

60 yaşlarında beyaz saçlı amca etrafa saldırıyor… Komşunun babası; akciğer kanseri. odada bir süre yalnız kalınca korkmuş. Şuurunu kaybetmiş… Zor güç arabaya bindiriyor yola çıkıyoruz. 5 yıldızlı otele dönmüş SSK’dayız… Bildik koşturma, bildik öfke, bildik vurdumduymazlık devam ediyor… Amca yavaş yavaş kendine geliyor… Eve dönüyoruz. O yeni bir acı nöbetini bekleyecek, bizim yeni bir anımız var… Her tarafım ağrıyor. Etim acıyor…

Pos Bıyıklının Özel Görüntüleri

(Ağustos, 28, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined

Üniversiteye yeni başlamıştık. Tartışma programlarının gündem belirlediği günlerdi. Katılımcı tartışmayla yeni yeni tanışıyorduk. Pos bıyıklı bir adam siyaset meydanı isimli bir program yapıyordu. Karizmatik ve meydanın hakimiydi. İletişim fakültesi okuyup gazeteci olacaktık. Araştırmacı gazeteci. Bir gün biz de böylesi programlarda kelli felli adamları yönetecektik. Ham hayal. Gerçekleşmedi. Bugünlerde Pos Bıyıklı’nın özel anlarında yapılan gizli çekimler gündemde. Aslında çok absürt bir şey yok. Olağan sevişme dakikaları. Cinselliği özgürleştirme adına yapılan mücadelenin doğal bir sonucu. Pozisyon zenginliği, şiddet, tahrik, zorlama vs. hiç bir şey yok.

Okumaya devam et →

Allah’tan Elinde Fırlatacak Birşey Yok!

(Ağustos, 27, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined

Lübnan’a asker gönderme konusunda hükumet henüz bir karar almış değil. BM’nin yaklaşımı ve bölgede kesin ateşkes şartlarının oluşması bekleniyor. Talep edilen şartlar gerçekleşirse muhtemelen asker gönderme kararı alınacak. Alınan karar meclise gönderilecek ve eğer meclis onaylarsa Lübnan’a asker gönderilecek.

Okumaya devam et →

Bıyıklandım

(Ağustos, 27, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined

Urfa’yla ilgili yapacağım çalışma için şehirle ilgili bir çok kitap almıştım yanıma. Birine başlayabildim. Zaten başladığımla kaldım. Diğerlerini götürdüğüm kadar bakir geri getirdim. Kısmen okuduğum kitapta Urfa’nın tarihi, hangi medeniyetlerin yaşadığı, hangilerinin sırra kadem bastığına dair bir paragraf vardı. Kaybolan medeniyetlerden ismini hatırlamadığım biri hakkında şöyle bir ifade geçiyordu “Helenleşmek istiyorlardı ve bunu başardılar!” Avrupalılaşma maceramız geldi gözümün önüne.

Okumaya devam et →

Daha Gerçek Değil

(Ağustos, 11, 2006, baydaroglu.blog.com)

undefined

Koca bir yatak.

Sıcak bir duş.

Ömrüne henüz başlamış diş fırçası.

Ortasından sıkılmış diş macunu.

Kahvaltı masası.

Balkonda koca kültablası.

Arabanın arasına konuşlandığı ağaçlar.

Okumaya devam et →