KÜRT SORUNU RANTİYECİLERİNDEN YENİ ÇUKURLAR

Çözüm Süreci esas olarak doğru, usul olarak yanlıştı. Kadim emelleri ve güncel çıkarları için Türkiye’yi kaosa mahkum etmek isteyenlerin kurduğu, beslediği, büyüttüğü bir terör örgütü, uzantısı olan bir parti üzerinden muhatap alındı. Sözümona Türkiye’deki her vatandaşın oyuna talip olan legal bir parti, terörist bir organizasyonun temsilcisi gibi masaya oturdu. Oysa masa yuvarlak ve tarafsız olmalıydı.

Okumaya devam et →

DÜDÜK

kafamda bir düdük

neye dikkat kesilsem

onu duyuyorum

biliyorum

aynı gökyüzüne

ne de yıldıza bakıyorum

kimseyle

Milyarlar on milyarlarca

yalnızım herkes gibi

İçtiğim su

gördüğüm kahverengi

onlar da biricik

biliyorum

kimsenin anlamasını beklemeden

haksız değil kimse

herkese göre farklıyım

herkes kadar

İsrafil’in sur’u da böyle

olacak herhal

eşsiz benzersiz

benim için

“AMA ONLAR TANRISIZ”

“Mahkumlar… aynı halkın içinde başka bir halktırlar: Bunların kendi adetleri, kendi içgüdüleri, kendi ayrı örfleri vardır.” J.J. Marquet – Wasselot

GECE
Yaş ortalaması 7 olan çocuklar, bahçede buldukları kediye isim vermişler: “Gece”.
Anlamlı, asil.
Kimsesiz, sahipsiz, bir başına, yardıma muhtaç bir kedi.

Okumaya devam et →

2300 YIL YAŞLANMADAN YAŞAMAK

“İnsan bir haberin önünden, bir devin nefesinden nereye kaçabilir?”
Mustafa KUTLU

İskender doymak bilmez komutandı MÖ 356-323).
Hiç bir zaferi, yetinmek için yeterli değildi.
Doğu seferi sırasında, Hindistan’da, beklemediği bir direnişle karşılaştı.
Durdu. Düşündü.
Galibiyet için düşmanın sanatkarlarını devşirdi.

Okumaya devam et →

DİJİTALİZM ve GÖZETLEYİCİ KAPİTALİZM SALGINI

“Ama, asıl bir şey gelmiyor usumuza, İNSAN.” (Korku, Yorumcu) Nuri PAKDİL

İstanbul Rumeli Üniversitesi Küresel Politikalar Araştırma ve Uygulama Merkezi (RUPAM), salgın sürecini, disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan bir konferanslar serisi düzenliyor.
27 Mayıs tarihinde konuşmacı olarak programlarına iştirak ettim.

Okumaya devam et →

VE TUNÇ SOYER

“Yüzüm tutmuyor ya, söyliyeyim burada: tango, 1880’lerde, Buenos-Aires’in ortasındaki genelevlerde doğmuş bir danstır…” BORGES

(Dizi Yazı 4)
Babası Nurettin Soyer.
İnançlı bir ailenin çocuğu olsa gerek.
“Dinin nuru” anlamına gelen isminin başka bir gerekçesi, yoktur herhalde.
Kemalist devrimin içine doğar, onunla birlikte büyür.

12 Eylül Askeri Darbesi’nde MHP ve ülkücü kuruluşlarla ilgili iddianameyi yazar.

Okumaya devam et →

ÇAV BELLA MARŞI

(Dizi yazı 3)

Bestesi İtalya’nın Po Ovası’ndan.
Avrupa’da ölümün en yakıştığı insanların; serfler, çiftçiler, işçilerin melodisiydi.
Bir çiftçinin evde kalan karısına hitaben, bu şarkıyı yaktığı söylenir.
Sonra diğerleri tınının ardından giderler.
Efsaneleşir.

Okumaya devam et →

AYDINLIK ONLARLA GELİRSE, ALKIŞLARIZ

“Şu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” İstiklal Marşı

(Dizi yazı 2)
Ezan, güneşle birlikte yeryüzünü dolaşır.
İstanbul biter, İzmir başlar, İzmir biter Bağdat başlar, Bağdat biter Washington başlar… Ezan bitmez yeryüzünde.

5 vakit ezan; hem manen hem fiziken evrenseldir.
Okunmadığı yerde bile, vaktiyle vardır.

Okumaya devam et →

HAYDİ İZMİR, DÖK DÜŞMANI DENİZE

“Öyle insanlardır ki taştan yapılmış bir kaleye kadife derler.” Tan Sağtürk

(Yazı Dizisi 1)
20 Mayıs 2020, Çarşamba.
27 Ramazan 1441.
Kadir Gecesi’nden bir gün sonra; Ramazan Bayramı’ndan üç gün önce.
İzmir’de tarihimize; İslam tarihine geçecek yeni nesil bir saldırıyla sarsıldık.

Bilgisayar korsanları; İzmir’de merkezi sisteme sızıp; Ezan-ı Muhammedi yerine Sosyalist Marşı’nı minarelerden yayınladılar.

Okumaya devam et →

SOSYAL MEDYADA BÜYÜ’MEK

“Şans yalnızca hazır olan zihinlere güler.” Louis Pasteur

Konvansiyonel iletişim tek yönlüydü.
Muhabir, yazar, editör, yönetmen, hatip, sunucu bir şey söyler, insanlar; dinlerdi, izlerdi, edilgendi.
Yeni medya iletişimi çok yönlü yaptı.
Muhatap, başka bir kimlik kazandı.
İletişimin hem kaynağı; hem hedefi haline geldi.

Yeni iletişim formunun biçimlendirdiği iletişim mecralarına “Sosyal Medya” diyoruz.
İletişimin, üreteni, çoğaltanı, takdir edeni, tekdir edeni… merkezi; neredeyse her kişi.

Okumaya devam et →